Yargı Kararları
Haciz edilen malın bulunduğu yerin borçlu ile akraba/ortaklık ilişkisi bulunan üçüncü kişiye borcun doğumundan sonra devredilmiş olması, borçlu ile üçüncü kişinin mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlem yaptığını gösterir.
İİK m. 99 uyarınca açılan istihkak davasında, haczedilen malın bulunduğu üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulması, mahallin borçlunun yakınlarına devredilmesi ve ortaklık yapısının borçlunun akrabalarından oluşması birlikte değerlendirildiğinde, borçlu ile üçüncü kişi arasında mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem bulunduğu kabul edilerek istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/735, K. 2026/3950, 03.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/735
- Karar
- 2026/3950
- Tarih
- 03.06.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İİK m. 99
- 2004 sayılı İİK m. 364/2
- 6100 sayılı HMK m. 373/1
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, haczin üçüncü kişinin adresinde yapıldığı, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adresin haciz adresi olmadığı, haciz mahallinde borçlunun hazır olmadığı, borçluya ait herhangi bir evrak bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin takip tarihinden önce kurulduğu, davacı alacaklı tarafından istihkak iddiasının aksinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz üçüncü kişi şirketin ... sicilde kayıtlı adresinde yapılmış ise de, dava konusu haciz borçlu ...’ın ortağı olduğu ...Gıda Turizm Tekstil İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’nin ... sicil adresi iken anılan şirket borcun doğumundan sonra 17.1.2017 tarihinde haciz mahallinden ayrılmıştır. Dava konusu haciz sırasında hazır olan üçüncü kişi şirket yetkilisi .., mahallin borçluya ait iken .. .. tarafından devralındığını beyan ederek devir senedi sunmuştur. Anılan devir senedinin borcun doğumundan sonra düzenlenmiş olduğu, devredenin .. ..Şti. olup anılan şirketin tek ortağının borçlu ... olduğu görülmüştür. Öte yandan, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra 15.2.2017 tarihinde kurulduğu, şirketin dışarıdan atanan temsile yetkili müdürünün borçlunun gelini ...olduğu, davadan sonra 28.12.2021 tarihinde yapılan hisse devri ile üçüncü kişi şirket ortaklarının borçlunun oğulları ve eski gelini olan .., .., .. ve .. Hepbektaş olduğu görülmüştür. Belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; borçlu ile üçüncü kişinin mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 03.6.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İstihkak davasında, bozma ilamında talep aşımı yapıldığı açıkça belirtilerek dava konusu edilmeyen icra dosyası hakkında karar verilmemesi gerektiği vurgulanmış olmasına rağmen mahkemenin bu hususu gözetmeden ısrarla karar vermesi bozma gereklerinin yerine getirilmemesi niteliğindedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/1810 · K: 2026/3949 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kıymet takdirine itiraz üzerine alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmeyip değer kesinleştiğinde, bu değer ihalenin feshi davasında yeniden tartışma konusu yapılamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/3419 · K: 2026/4053 · T: 04.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Satış ilanında taşınmazın tamamına ilişkin yıkım kararı varmış gibi yanıltıcı bilgi verilmesi, talep ve talibi azaltıcı esaslı hata niteliğinde olup ihalenin feshi sebebidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E: 2026/2492 · K: 2026/4068 · T: 04.06.2026