İçeriğe geç

Yargı Kararları

Şirket ortağının ayrılıp aynı sektörde kurulan rakip şirkete geçerken eski şirketin kalifiye çalışanlarını kısa süre içinde transfer etmesi ve şirkete tahsisli telefon hatlarının bu çalışanlarla birlikte rakip şirkete taşınması, dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak haksız rekabet teşkil eder.

Eski şirket ortağının, ayrıldıktan sonra ortak olduğu rakip şirkete eski şirketin çok sayıda kalifiye çalışanını kısa süre içinde transfer etmesi ve çalışanlara tahsis edilmiş telefon hatlarının bu personelle birlikte rakip şirkete geçirilmesi eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, tespit edilemeyen zararın Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca hakimin belirleyeceği miktar üzerinden tazmin edileceği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/5339
Karar
2026/2261
Tarih
21.04.2026

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1156 Esas, 2025/1093 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/624 E., 2022/216 K.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 15.01.1993 tarihinde kurulduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirkette %30 oranında pay sahibi olduğunu, aynı zamanda uzun yıllardır yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük yaptığını, 30.09.2016 tarihine kadar imza yetkisine sahip bulunduğunu, bilahare 28.09.2016 tarihinde kurulan davalı şirkete ortak olduğunu, davalı ...'ın kurucu ortağı olduğu, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalıların birlikte hareket edip müvekkili şirketin çalışanlarının iş akitlerinin sonlandırılmasını sağlayarak davalı şirket bünyesine kattıklarını, müvekkili şirketin hali hazırda 49 personeli bulunmakta iken kalifiye elemanların davalı şirkete geçirilmek suretiyle müvekkili şirketin faaliyetsiz bırakılmaya çalışıldığını, davalıların, müvekkilinin ticari sır niteliğindeki bilgileri haksız bir şekilde kullanmak suretiyle parazit rekabette bulunduklarını, müvekkilinin portföyünü ele geçirmeye çalıştıklarını, müvekkilini müşterileri ve tedarikçileri nezdinde kötülediklerini, ayrıca müvekkili şirketin pazarlamacılarına tahsis ettiği cep telefon hatlarını davalı şirket üzerine geçirmek suretiyle müvekkilinin dağıtım ağında yer alan firmalarla irtibatını kesmeye çalıştıklarını, davalı şirketin kurulmasından sonra müvekkili şirketin kazancının önemli ölçüde azaldığını ileri sürerek davalı tarafın oluşturduğu haksız rekabetin tespiti ile men'ine, haksız rekabet sonucunda oluşan şimdilik 500.000,00 TL tazminatın davalılardan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirket yönetiminde yer almaması nedeniyle rekabet etmeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili tarafından davacı şirketçe alınan sermaye artımına dair kararın iptali ve davacı şirketin feshi için açılan davaların devam ettiğini, işçilerin işten ayrılmasında müvekkilinin etkisinin bulunmadığını, işçilerin davacı şirkette yaşanan iç sorunlar, müvekkilinin davacı şirketten ayrılması, işçilerden verim alınamaması gibi bağımsız sebepler nedeniyle şirketten ayrıldıklarını, işçilerin ayrılarak davalı şirkette işe başlamalarının tek başına haksız rekabet teşkil etmediğini, ticari sırların ele geçirildiği ve yararlanıldığı hususlarının gerçeği yansıtmadığını, şirket verilen telefon hatlarının ise şirket hattı olarak kullanılması ile ilgili bir sınır getirilmediğini, davalı şirketteki 20 hattan sadece 6 hattın davacı şirketten geldiğini, bu hatların da herhangi bir şekilde müşterileri yanıltılacak şekilde kullanılmadığını, müvekkilinin haksız rekabet etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet düşmediğini, davacının iddialarının hiç bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin 1980 yılından beri aynı sektörde ticaret hayatının içinde olduğunu, diğer davalıya şirket hissesi satarak yönetime katılmasını sağladığını, bu hususta hiç bir engel bulunmadığını, davacı şirketin dışında aynı işi yapan binlerce şirket bulunduğunu, davacı şirketin hangi sırlarının kullanıldığı hususunda hiç bir somut iddia ileri süremediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; ...'ın müvekkili şirkete ortak olmasına kanunen hiç bir engel bulunmadığını, çalışanların kendi kararlarını kendilerinin verdiklerini, bir çok çalışanın davacı tarafından işten çıkarıldığını, davacı şirketten ayrılarak müvekkili şirkete geçen işçilerin ... ile birlikte çalışmak isteyen kişiler olduğunu, işçilerin müvekkili şirkette çalışmaya başlamalarının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağını, müvekkili şirketin hangi eylemlerinin haksız rekabete neden olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, ticari sırların ele geçirildiği ve bunlardan yararlanıldığı hususlarının doğru olmadığını, şirket tarafından verilen telefon hatlarının ise şirket hattı olarak kullanılması ile ilgili bir sınır getirilmediğini, bu hatların çalışanların şahsi hattı haline getirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ortağı olan ...'ın şirket yönetiminden ayrıldıktan sonra davalı şirket ortağı olarak davacı şirket çalışanlarının bir kısmının davalı şirkete transferini sağladığı, her iki şirketin aynı sektörde faaliyette bulunduğu, sektör itibariyle çalışacak elemanların yetişmiş kalifiye eleman olması gerektiği, söz konusu elemanların kısa süre içinde davalı şirkete transfer edilmesi ve 5 adet mobil telefonun eski çalışanlarda kalması, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kısa süre zarfında her iki şirketin 660 ortak müşterinin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu bağlamda şirket çalışanlarının transferi de 5 adet GSM numaralı telefonların eski çalışanlarla birlikte davalı şirkete devredilmesi eylemlerinin davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği, ancak haksız rekabet teşkil eden fiillerin gelinen aşama itibariyle men edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davanın davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile davacı şirket çalışanlarından 25 çalışanın ayrılıp kısa süre zarfında davalı şirkette çalışmaya başlaması ve ayrıca davacı şirket tarafından çalışanlarına tahsis ettiği 5 adet GSM numaralı telefonların bilahare davalı şirkete devredilmesi eylemlerinin davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; haksız rekabet olarak nitelendirilen eylemlerin men'i ile ortadan kaldırılması yönündeki istemin reddine, davacı tarafın tazminat talebinin kısmen kabulüne, 277.946,00 TL'nin 28.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çalışanların davalı şirkete geçişindeki dürüstlük kuralına uygun olmayan davranışlar ile telefon hatlarının davalı şirkete taşınması nedeniyle davacının ne miktar zarara uğrayacağının tesbitinin mümkün olmadığı, mahkemece tespit edilen zararın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi kapsamında da yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.


Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama