Yargı Kararları
Konkordato mühlet tarihini takip eden bir aylık hak düşürücü süre içinde İİK m. 308/b uyarınca açılan çekişmeli alacağın tespiti davası, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.
İİK m. 308/b uyarınca konkordatonun tasdikinden sonraki bir aylık yasal süre içinde açılan çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesine dahil edilmesine ilişkin davanın, dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığı ve nitelik itibarıyla alacak davasından farklı olarak maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/2945, K. 2026/2952, 01.07.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/2945
- Karar
- 2026/2952
- Tarih
- 01.07.2026
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 288/1
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 308/b
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2217 E., 2026/678 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1038 E., 2025/825 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle faturalar tanzim edildiğini, davacı tarafından borcun ödenmediğini, mahkemenin 2023/376 Esas sayılı dosyasında konkordato davasının ikame edildiğini, o dosyada müdahil olduklarını, ancak alacaklarının kabul edilmediğini, çekişmeli hale geldiğini, faturalara dair alacaklarının vadesinin mühlet tarihinden önce geldiğini, mühlet tarihine kadar asıl alacağın 168.673,72 USD, işlemiş faizin 17.139,88 USD olduğunu, mühlet tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 185.813,7 USD alacakları olduğunu, her ne kadar alacaklarını USD cinsinden talep ediyorsalar da konkordato hükümleri uyarınca mühlet tarihi itibariyle TL cinsinden de alacak bildirdiklerini, çekişmeli hale gelen 185.813,60 USD (mühlet tarihi itibariyle 4.814.133,07 TL) alacaklarının konkordato tasdik şartlarınca ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında 26.06.2023 tarihinde başlamak üzere 3 ay süre geçici mühlet, 26.11.2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiği; 14.11.2024 tarihinde davalı şirketin konkordato projesinin tasdik edildiği, madde gerekçesi ile madde başlığı ve İİK'nın m.288/1 hükmü hep birlikte değerlendirildiğinde, faiz işlemesinin "geçici mühlet karar tarihi itibariyle" duracağı, bilirkişi incelemeleri sonunda ve davalı defterlerine göre; davalının, davacıya geçici mühlet tarihi itibarı ile 168.673,72 USD borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacı, mühlet öncesinde davalıdan tahakkuk eden faiz yönüyle 17.139,88 USD alacağını ileri sürmüşse de, davalıyı temerrüde düşürmek için çekilen bir ihtarı dosyaya ibraz edemediği, bilirkişi raporunda, geçici mühlet tarihi itibarı ile USD kurunun 25.250,50 TL olduğu tespitine yer verilmiş olmasına rağmen, Merkez Bankasının kendi sitesinde geçici mühlet tarihi itibarı ile USD kurunun 25.908,40 TL olduğu görüldüğü, bu durumda davacının alacağının 168.673,72 USD x 25.908,40 TL= 4.370.066,21 TL olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının mahkemenin 2023/376 Esas ve 2024/904 Karar sayılı dosyasından davalı hakkında yapılan konkordato tasdik yargılaması sırasında kabul edilen alacağı dışında 4.370.066,21 TL alacağı olduğunun tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordatonun tasdiki kararının 18.11.2024 tarihinde yapıldığı, davanın 16.12.2024 tarihinde açıldığı, İİK m. 308/b'de ki bir aylık hak düşürücü sürenin dolmadığı, İİK m. 308/b uyarınca yasal bir aylık süre içerisinde verilen çekişmeli alacaklara ilişkin bu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiği, davacının alacaklarının tarafına ödenmesi için TBK m. 117'ye göre davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarname ya da benzeri bir bildirim yazısını dosyaya sunmadığı, 2004 sayılı İİK m. 308/b-1 uyarınca açılan eldeki davanın alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacağı, bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususunun belirleneceği, davanın kabul edilmesinin belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracağı, bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ve maktu vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile; davacının mahkemenin 2023/376 Esas ve 2024/904 Karar sayılı dosyasından davalı hakkında yapılan konkordato tasdik yargılaması sırasında kabul edilen alacağı dışında 4.370.066,21 TL alacağı olduğunun tespitine, fazlaya dair istemin reddine, her iki taraf lehine 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Faiz alacağının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu,
b. Davada harcın nispi hesaplandığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 308/b. maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmedilmemesine, harç ve vekalet ücretinin de olarak belirlenmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taraflar arasında henüz somut bir hukuk uyuşmazlığı doğmadan işverence başlatılan ihtiyari arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, arabuluculuk faaliyetinin amacına aykırı olup geçerli kabul edilemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/5689 · K: 2025/7562 · T: 08.10.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, icra takip tarihi itibarıyla alacaklının defterlerinde davalı aleyhine kaydi bir alacak bulunmadığının karşılıklı faturalaşma yoluyla anlaşılması hâlinde dava reddedilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5832 · K: 2026/3197 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali istemli davada, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun yürütülmediği veya irade fesadı bulunduğu iddiasının ispat yükü davacıya aittir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/5789 · K: 2025/7613 · T: 09.10.2025