Yargı Kararları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden denetim süresi içinde işlenen yeni suç tarihine kadar geçen süre boyunca dava zamanaşımı durur ve bu süre zamanaşımı hesabına dahil edilmez.
5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile denetim süresi içinde işlenen yeni suç tarihi arasındaki dönemde dava zamanaşımının durduğu ve bu durma süresinin zamanaşımı hesabından mahsup edilmesi gerektiği, somut olayda bu mahsup yapıldığında olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/3934, K. 2026/5353, 14.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi
- Esas
- 2026/3934
- Karar
- 2026/5353
- Tarih
- 14.09.2026
İlgili mevzuat
- 5271 sayılı CMK m. 231/8
- 5271 sayılı CMK m. 309
- 5237 sayılı TCK m. 86/1
- 5237 sayılı TCK m. 86/3-e
- 5237 sayılı TCK m. 87/3
- 5237 sayılı TCK m. 29
- 5237 sayılı TCK m. 62
- 5237 sayılı TCK m. 53
- 5237 sayılı TCK m. 265/1
- 5237 sayılı TCK m. 265/3
- 5237 sayılı TCK m. 265/4
- 5237 sayılı TCK m. 66/1-d
- 5237 sayılı TCK m. 67/4
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/950 E., 2024/47 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/950 Esas, 2024/47 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında;
a) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265/1, 265/3, 265/4, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 28.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 23.06.2026 tarihli ve 2025/13313 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/89652 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2026 tarihli ve KYB - 2026/89652 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zaman aşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 21.06.2009 olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 07.03.2016 tarihinde kesinleşmesi ile zaman aşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle zaman aşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 07.03.20 16... .12.2017 tarihleri arasında dava zaman aşımı süresinin duracağı, zaman aşımının durduğu 1 yıl 9 ay 24 günlük süre mahsup edildikten sonra suçun işlendiği 21.06.2009 tarihi ile hükmün açıklandığı 16.01.2024 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zaman aşımın gerçekleştiği cihetle, zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay günü hükümlünün kolluk görevlisi olan katılana silahtan sayılan cisimlerle vurarak onu ... Müdürlüğünce düzenlenen 10.07.2009 tarihli adlî muayene raporuna göre; "sol radius alt uçta fraktür" oluşacak şekilde yaraladığı, kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesinin orta (2.) derece olduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin inceleme konusu ile ilgili suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan birinci ve üçüncü fıkraları; "(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
...
(3) Kasten yaralama suçunun;
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, ...artırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 87/3. maddesine göre ise; "(3)(Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
"
5237 sayılı Kanun'un 256. maddesinin inceleme konusu ile ilgili suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları; " (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
...
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66/1-d maddesine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, ...geçmesiyle düşer." ve 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67/4. maddesine göre ise; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar."
Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçların, 5237 sayılı Kanun'un 265/1, 265/3, 265/4 ve 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri kapsamında bulunduğu ve 15 yıllık olağan, 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
3. Hükümlünün üzerine atılı suçu 21.06.2009 tarihinde işlediği, Mahkemesince 24.03.2011 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 07.03.2016 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 2017 yılında yeniden suç işlediği, zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince 07.03.2016 ilâ 31.12.2017 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 24 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği ve karar tarihi itibarıyla zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2026 tarihinde karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Nitelikli dolandırıcılığa ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l bendi suç tarihinden sonra yürürlüğe girmişse, failin eylemi suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe sonuç doğuran basit dolandırıcılık hükmüne göre değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2026/379 · K: 2026/5304 · T: 11.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişinin denetim süresi içinde işlediği iddia olunan yeni suç nedeniyle açılan davanın düşme kararıyla sonuçlanması halinde, bu suç nedeniyle hükmün açıklanması şartları oluşmaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E: 2026/3941 · K: 2026/5343 · T: 14.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Dolandırıcılık suçunda, sanığın aldığı para ve altınların birden fazla kişiye ait olduğunu bildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadıkça zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E: 2025/4928 · K: 2025/15308 · T: 27.11.2025