İçeriğe geç

Yargı Kararları

Fatura karşılığı mal aldığına itiraz etmeyen ve ödeme savunmasında bulunan davalı, bu savunmayı ispat yükünü üstlenir; ödemeye konu çeklerin borçlu tarafından ve dava konusu borç için verildiği, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu kanıtlanamadıkça ödeme savunması kabul edilmez.

Fatura karşılığı mal aldığını kabul edip ödeme yaptığını savunan davalının bu iddiayı ispat yükü altında olduğu, sunulan çeklerin keşidecisinin davalı olmadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve ciro kaydının iptal edildiği gözetilerek ödeme savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle faturaya dayalı alacak davasının kabulüne ilişkin karar onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/6464
Karar
2026/3308
Tarih
08.06.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m. 353/1-b(1)
  • 6100 sayılı HMK m. 370/1
  • 6100 sayılı HMK m. 372

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/631 Esas, 2025/696 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/8 E., 2022/53 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı-borçludaki alacağı için Denizli 3. İcra Müdürlüğünün 2019/2596 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin itiraz ettiğini, bunun üzerine arabuluculuğa müracaat edildiğini, arabulucuda da anlaşma sağlanamadığını, davaya konu alacağın, mal alım-satımından kaynaklandığını, faturaya dayalı bir alacak olduğunu, davaya dayanak yapılan faturalara konu malların davalı-borçlu tarafından alındığını, davalının bu faturaları ticari defterlerine işlediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde daha net anlaşılacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 317.481,66 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 22.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ödemede bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fatura karşılığı mal aldığına dair itirazı bulunmayan ve ödeme olgusuna dayanan davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği, dava konusu faturaların toplam karşılıkları 317.481,66 TL'nin tarafların tacir olduğu gözetilerek ve dava öncesindeki ilamsız takip dosyasındaki temerrüt durumuna göre 22.04.2019 tarihinden itibaren tespit edilen miktara reeskont faizi işletilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaati oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 317.481,66 TL'nin 22/04/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu faturaların davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının borcu ödediğini savunarak ispat külfetini üzerine aldığı, davalının ödeme olarak cevap dilekçesinde sunmuş olduğu 5 adet çekten ........ seri no.lu çeklerde keşidecinin davalı olmayıp dava dışı ... Mimarlık Mühendislik Şirketi olduğu, söz konusu çeklerin davalının borcu için davacıya verildiğinin yasal deliller ile ispatlanamadığı, ... no.lu çekte ise davacının imzasının bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde yer alan ödemeye ilişkin kayıtların sunulamadığı, ... nolu çek yönünden ise davalının cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde söz konusu çekin dava konusu faturalar için ödeme olarak verildiğini savunmadığı, davacının da söz konusu çeki davalıya iade ettiğini belirttiği, çekin üzerindeki davacıya ait cironun iptal edilmesi karşısında davacının defterlerinde kayıtlı olmayan bu çekin de ödeme olarak kabul edilmemesi şeklindeki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.



Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama