Yargı Kararları
Elektrik dağıtım şirketi, sorumluluk alanındaki dağıtım tesisatından (yapı bağlantı kutusu/kofre) kaynaklanan arıza nedeniyle meydana gelen yangından doğan zarardan sorumludur ve sigorta şirketi, sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle bu zararı dağıtım şirketinden rücuen talep edebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketi sigortalının haklarına halef olur ve elektrik dağıtım şebekesindeki eski tip sigortalardan kaynaklanan kısa devre/ark sonucu çıkan yangın nedeniyle oluşan zarardan, tesisatın işletilmesi, bakım ve onarımından sorumlu bulunan dağıtım şirketine karşı rücu hakkını kullanabilirken, faaliyeti yalnızca elektrik enerjisinin perakende satışıyla sınırlı olan tedarik şirketinin bu zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4350, K. 2026/3407, 02.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/4350
- Karar
- 2026/3407
- Tarih
- 02.06.2026
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1472
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1258 E., 2025/1434 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/1146 E., 2025/394 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılardan ... ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı yapılması davalı vekilince talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ......ile davalı ... ... vekili Avukat ... ve davalı ... ... vekili Avukat ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların sorumluluğunda bulunan elektrik panosundan kaynaklanan yangın nedeniyle meydana gelen zararların, sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenmesi üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472. maddesi hükmü uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalıların kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek; ödenen 2.416.386,73 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... vekili; müvekkili şirkete usulüne uygun arabuluculuk davet mektubu gönderilmediğini, bu nedenle arabuluculuk faaliyetine katılım sağlanamadığını, müvekkili şirketin 01.01.2013 tarihinden itibaren sadece elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, davaya konu yangına sebebiyet verdiği iddia edilen pano üzerinde müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... vekili; davacının dava takip yetkisinin bulunmadığını, yine sigortalı tarafından müvekkili aleyhine aynı konuda açılan dava nedeniyle derdestlik itirazı olduğunu, dava konusu zararın meydana gelmesine sebep olduğu iddia edilen elektrik panosunun ilgili Kanun maddesine göre yapı bina içerisinde ve aynı zamanda bina girişi ile sayaç arasındaki tesisat içerisinde bulunduğunu, bina girişi ile sayaç arasındaki elektrik tesisatının 6446 sayılı Kanuna göre dağıtım tesisi içerisinde bulunmadığından müvekkili şirketin söz konusu elektrik panosundan kaynaklı bir zarar durumunda dahi herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla yangın olayı ile müvekkili şirketin sağlamış olduğu elektrik dağıtım hizmeti arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça ileri sürülen derdestlik ve arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğine ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğu ve bu kapsamda zarar sorumlularına karşı talepte bulunmakta hukuki yararının bulunduğu, dosya kapsamındaki ekspertiz raporu, bilirkişi incelemeleri ve diğer deliller doğrultusunda yangının davalı ... ...’ın sorumluluğunda bulunan elektrik dağıtım sistemindeki yapı bağlantı kutusu (kofre) içerisinde yer alan eski tip buşonlu sigortalardan kaynaklanan kısa devre/ark neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiği, elektrik dağıtım şirketinin dağıtım tesislerinin işletilmesi, bakım ve onarımından sorumlu olduğu, her ne kadar davalı ... ... tarafından sorumluluğun bina girişine kadar olduğu ve kofrenin abone iç tesisatına dahil bulunduğu ileri sürülmüş ise de, elektrik mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede yapı bağlantı kutusunun dağıtım şebekesi kapsamında bulunduğu ve elektrik dağıtım şirketinin sorumluluk alanında olduğu sonucuna varıldığı, buna karşılık davalı ......ın faaliyet alanının yalnızca elektrik enerjisinin perakende satışı ile sınırlı olduğu, elektrik dağıtımı ve şebeke işletilmesine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı işyerinde meydana gelen zarar miktarının ve poliçe kapsamında rücu edilebilir tutarın belirlendiği, yapılan hesaplama neticesinde davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği 2.416.386,73 TL hasar bedelinin gerçek zarar kapsamında olduğu gerekçesiyle; davalı ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... ... yönünden davanın kabulü ile 2.416.386,73 TL'nin 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; sigortalı işyerinde 22.07.2022 tarihinde davalıların sorumluluk alanında bulunan elektrik panosunda meydana gelen yangının, elektrik dağıtım hizmetinin güvenli, sürekli ve mevzuata uygun şekilde sunulmamasından kaynaklandığını, bilirkişi ve uzman raporlarının da yangının eski ve yetersiz dağıtım ekipmanlarından kaynaklandığını ortaya koyduğunu, elektrik dağıtım ve tedarik faaliyetlerinin bir bütün olarak yürütülmesi nedeniyle davalıların hem kusura dayalı sorumlulukları hem de tehlike arz eden elektrik dağıtım tesisinin işleteni ve maliki sıfatıyla kusursuz sorumlulukları bulunduğunu, zarar ile dağıtım sistemindeki ayıp ve eksiklikler arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, bu nedenle her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... ... vekili; davacının halefiyet iddiasına dayanak gösterdiği ibranamede zarara neden olan olayın yangın değil sel/su baskını olarak belirtildiğini, bu nedenle davacının dava takip yetkisi ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, aynı yangın olayı nedeniyle sigortalı tarafından ayrıca dava açılmış olması karşısında derdestlik itirazlarının ve dosyaların birleştirilmesi taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, uyuşmazlığın merkezinde yer alan ve yangının çıkış noktası olduğu ileri sürülen kofrenin dağıtım şirketine değil dava dışı sigortalıya ait bina iç tesisatı kapsamında bulunduğunu, ilgili mevzuat hükümleri ile EPDK görüşlerinin de kofre ve benzeri ekipmanların tüketici sorumluluğunda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, buna rağmen Derece Mahkemelerince enerji dağıtım faaliyetleri konusunda uzman olmayan bilirkişilerden rapor alınarak itirazlarının karşılanmadığını, EPDK’dan resmi görüş alınmadığını ve aynı bilirkişi heyetince hazırlanan raporların hükme esas alındığını, yangın sonrası yenilenen kofredeki değişikliklerin kim tarafından yapıldığının araştırılmadığını, fotoğraflardan kofrenin bina içinde yer aldığının görüldüğünü, yangının elektrik panosundan çıktığının somut ve kesin delillerle kanıtlanamadığını, itfaiye raporunda yangın sebebinin belirlenemediğinin belirtildiğini, dağıtım tesislerine ait gerilim kayıtlarında olay tarihinde herhangi bir arıza, voltaj dalgalanması veya elektrik kesintisi bulunmadığını, bölgede başka tüketicilerden de benzer şikâyet gelmediğini, bilirkişi raporlarının varsayıma dayandığını, yangının sigortalının kendi iç tesisatından veya bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmış olabileceği ihtimalinin değerlendirilmediğini, ayrıca davacının rücu talebine konu ödemenin doğrudan zararların yanı sıra illiyet bağı bulunmayan dolaylı zararları da içerdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına yaptığı ödemenin sorumlululara rücu talebine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, perakende satış faaliyetinde bulunan davalı ... ...ın olayda sorumluluğunun bulunmamasına, yangının bölgenin dağıtım şirketi olan davalı ... ...'ın sorumluluğunda bulunan elektrik dağıtım sisteminden kaynaklandığının teknik raporlarla ortaya konulmuş olmasına, davacının sigortalısına ödeme yapmakla halef sıfatını kazandığını ve zarar ile davalı dağıtım şirketinin sorumluluk alanındaki tesisat arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ... ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
İhtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali davası ile bu tutanağa konu işçilik alacağı veya işe iade davası ayrı açılmışsa bu davalar birleştirilemez; alacak veya işe iade davasında anlaşma tutanağının iptali davasının sonucu bekletici mesele yapılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/3837 · K: 2025/5683 · T: 02.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Taraflar arasında henüz bir hukuki uyuşmazlık doğmadan, işverence başlatılan arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü kapsamında geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi olarak kabul edilemez ve iş sözleşmesinden doğan borcun ifasını belgelendirme aracı olarak kullanılamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E: 2025/4126 · K: 2025/5830 · T: 03.07.2025 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Fikri mülkiyet hukukundan kaynaklanan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat istemine ilişkin davalar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6202 · K: 2026/3104 · T: 02.06.2026