Yargı Kararları
Anonim şirketin haklı bir gerekçe göstermeden kâr elde ettiği hesap döneminde kârı dağıtmayıp tamamını yedek akçeye ayırmasına ilişkin genel kurul kararı, pay sahiplerinin kazanılmış kâr payı hakkını zedelediğinden iptal edilir.
Şirketin art arda kâr elde ettiği dönemlerde herhangi bir haklı gerekçe sunulmaksızın kârın dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına ilişkin genel kurul kararı TTK m. 519/2 hükmüne aykırılık oluşturduğundan iptal edilirken, yönetim kurulu üyeleri hakkındaki rekabet yasağının kaldırılmasına dair kararın gerekli oy nisabıyla ve oydan yoksunluk söz konusu olmaksızın alındığı tespit edildiğinden bu kararın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6510, K. 2026/3320, 08.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/6510
- Karar
- 2026/3320
- Tarih
- 08.06.2026
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 452
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 519/2
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 395
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 355
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/362 Esas, 2025/1180 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2012/1575 E., 2021/459 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, kısıtlı ..., annesi ve diğer davalı ... miras kaldığını, aile içindeki anlaşmazlık sonucu ortakların bölündüğünü ve tüm şirketlerin idaresini ... ... ele geçirdiğini, aile içindeki çekişmelerin her genel kuruldan sonra karar iptali için davalara sebep olup kısıtlının zararına yol açtığını, şirketin işlerini yürüten ... ... kişisel menfaatlerini şirket menfaatleri üzerinde tutarak rekabet yasağını ortadan kaldırmak istediğini, şirketin 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve bugüne kadar üst üste kâr elde ettiğini ancak hiçbir sene kâr dağıtımının yapılmadığını, hatta bugüne kadar elde edilen kârdan yasal kesintiler ayrıldıktan sonra kalanı dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçe olarak şirkete bırakıldığını, davalı şirketin, en fazla sermaye payı ve hisse adedine sahip olan ... ... tarafından yönetildiğini ancak şirket yönetim kurulu tarafından gerekli özenin gösterilmediğini, davalı şirketin yüksek miktarda kredi borcu altına sokularak ödenen faizler sebebiyle fazlaca zarara uğratıldığını, uzun vadeli banka kredileri yurt dışı kaynaklardan kullanılan ... alman döviz kredileri kendi bankası olması nedeniyle ... tarafından kolaylıkla alındığını, sermaye artırımına gidip ortaklarının anne ve kardeşinin hisselerini azaltmakta olduğunu, babasından miras kalan nakit mevduatları da terekeden kaçırarak bu yolla elde ettiği değerleri anne ve kardeşisine karşı sermaye arttırımlarında kullandığını, ortak olarak şirkette %37,5 payı olması gereken davacının payının bugün 26.252 hisseye düştüğünü ve bugüne kadar şirketten bir lira kâr payı almadığını, bilançoda yaklaşık 108.306.000,00 TL kredi borcu gözükmekte olduğunu, cari dönem ile bir evvelki dönem kredi borçlarının iki katına çıkarıldığının bilançonun tetkikinde görüldüğünü, 2008 yılı faaliyet raporunda ise Yönetim Kurulu Başkanı ... ... şirketin 2008 yılında elde etmiş olduğu kârdan yasal kesintiler ayrıldıktan sonra kalanının dağıtmayarak olağanüstü yedek akçe olarak şirkette bıkarılmasını teklif etmesinin objektif iyiniyet kullarına uğun olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 452. maddesinde, kâr payı almak kazanılmış hak olarak tanımlanmış olup bu hakta pay sahiplerinin rızası olmaksızın değişiklik yapılamayacağını, dolayısıyla kâr payının hiç dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılmasının pay sahiplerinin kazanılmış haklarını zedelemekte olduğunu, bildirilen nedenlerle genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesinde yer alan şirket kârının şirket bünyesinde tutularak yedek akçe olarak ayrılması ve yönetim kurulu faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosu hesapları ile murakıp raporunun oylanmasına yönelik gündem maddesinin iptali ve 15.10.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı gündeminin 10. maddesinde yönetim kurulu üyelerine şirketle ilgili işlem yapma yasağı ve rekabet yasağına ilişkin TTK'nın 3 95... . maddelerinde izin verildiğini, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan ... ve personeli aynı konuda iştigal eden firmalar lehine ve aile şirketi aleyhine işlemler yapmak suretiyle TTK'nın 396. maddesindeki rekabet yasağına aykırı davranışı dolayısıyla genel kurul toplatısında gündemin 10. maddesinde yer alan TTK'nın 3 95... . maddedeki yasağın kaldırılması için alınan kararın kanun anasözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına aykrılığı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul toplantısına %100 hisse ve karşılığı ortakların kaltıldığını, kararların kanunlara uygun şekilde ve oy çokluğu ile alındığını, şirket kayıt ve belgeleri tüm hissedarların incelenmesine açık bir şekilde genel kurul toplantısından 15 gün önce hazır bulundurduğunu, müvekkil şirketin yönetim kurulu başkanı ... ... başka şirketler kurduğunu, bu şirketler vasıtası ile işler yaptığını, ortaklarının şirket kayıtlarını görmesini engellediğini, bu şekilde ortakları ve şirketi zarara uğrattığına ilişkin iddialarda bulunduğunu, bu iddiların asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesinin iptaline ilişin olarak yönetim kurulu başkanı ... yönelik asılsız iddialarda bulunulduğunu yönetim kurulu üyelerinin şirkete zarar verici hiçbir davranış veya yönetimsel zafiyet göstermediğini bu şirketin %98 payının ... ait olduğu bu sebeple şirkete zarara uğracağı iddiasının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın şirketin durumu ve ihtiyaçlarını gözetmeden kâr dağıtımı talep etmesinin tamemen kötüniyetli olduğunu, ... iddia edildiğinin aksine bir kredinin alınmadığını, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, gündemin 9. maddesinin iptaline ilişkin olarak gündemin 9. maddesinin kanunlara tamamen uygun şekilde oylamaya sunulduğu ve oy çokluğu ile karar verildiğini, müvekkil şirketin yetkilisine TTK'nın 3 95... . maddeleri uyarınca izin verildiğini, %98 pay sahibi olan ... ... şirketi zarara uğrattığı iddiasının tamamen kötüniyetli ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucu davacının vasisi tarafından temsil edildiği 15.10.2012 tarihli genel kurul toplantısının 6. maddesindeki "kâr dağıtılmamasına ilişkin kararın" TTK'nın 519/2 hüküme aykırılık oluşturması, yine aynı toplantının 9. maddesi ile alınan "rekabet yasağının kaldırılmasına" ilişkin kararın TTK'nın 395, 3 96... /1 hükümlerine aykırılık oluşturması nedeniyle iptalinini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6. ve 9. maddelerinin iptaline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki uyuşmazlıkta dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2011 yılı bilançosu ile gelir tablosuna göre 2011 yılı kârının 1.247.000,00 TL olduğu ve davalı şirketin en az %5 oranında kâr dağıtması gerektiği belirtilmiş olup, davacı tarafça, davalı şirketin 23.11.2009 tarihli genel kurulunda alınan 1-2-6-7-9 ve 10 numaralı kararların iptali için açılan davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi) 2009/603 E. ve 2011/953 K. sayılı karar ile kârın dağıtılmamasına ilişkin 6 no.lu kararın iptaline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarih ve 2012/4707 E. ve 2013/5198 K. sayılı kararı ile onandığı da gözetildiğinde davalı şirketin kâr dağıtmama konusunda herhangi bir haklı gerekçe göstermemesine göre mahkemece davaya konu 15.10.2012 tarihli genel kurul toplantısının 6 no.lu kararının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, yönetim kurulu üyesi ... hakkında rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın, gerekli oy nisabı ile alındığı, davalı şirket ortağı olan yönetim kurulu üyesi ... ve ortak olmayan yönetim kurulu üyesi... yönünden TTK'nın 3 95... . hükümlerince yetkinin verilmesine ilişkin yapılan oylamada, ...’nin oydan yoksunluk durumu söz konusu olmayıp oy kullanma hakkının mevcut olduğu, yapılan oylamada davacı ... ile dava dışı ortak ... H. ... 43.754 olumsuz oyuna karşılık ... ... 9.876.250 ve ... Kimyevi Maddeler İth. İhr. ve Depoculuk A.Ş.'nin 79.992 olumlu oyuna göre yönetim kurulu üyeleri ... ve... hakkında rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın da gerekli oy nisabı ile alındığı, o halde davaya konu 15.10.2012 tarihli genel kurul toplantısının 9. maddesinde alınan kararın iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu karara yönelik iptal isteminin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli genel kurul toplantısının 6. maddesinin iptaline, davalı şirketin 15.10.2012 tarihli genel kurul toplantısının 9. maddesinin iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir .
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının haklı sebebe dayalı çıkma davasında, haklı sebebin varlığı dava tarihi itibarıyla değerlendirilmeli ve davanın açılmasından sonra ortaklar arasında açılan davalar haklı sebep oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/2796 · K: 2026/3253 · T: 03.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Esas sözleşmenin eki niteliğindeki iç yönergede yönetim kurulu kararları için ağırlaştırılmış nisap öngörülmüşse, bu yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak kararla mümkündür ve nisaba uyulmadan alınan kararlar yok hükmündedir; buna muhalefet eden yönetim kurulu üyeleri ile pay sahipleri ticaret sicil memuru kararına itirazda ilgili sıfatını taşır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E: 2025/425 · K: 2026/403 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirket ortağının haklı sebeple şirketten çıkarılması için ortaklar kurulu kararı tek başına yeterli olmayıp, ortaklığın devamını çekilmez kılan haklı sebebin somut ve ispatlanmış olması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5694 · K: 2026/3173 · T: 03.06.2026