İçeriğe geç

Yargı Kararları

Vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazın tapu kaydında kayıtlı olduğu dönemde elde ettiği kira gelirlerini gerçek malike iade etmekle yükümlüdür.

Vekaletin kötüye kullanılması sebebiyle tapu kaydının iptaline ve taşınmazın gerçek malik adına tesciline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmiş olması halinde, taşınmazı haksız olarak elinde tutan kişinin bu süre zarfında kiraya vererek elde ettiği gelir, Türk Borçlar Kanunu'nun vekaletsiz iş görme hükümleri (TBK m. 526 vd., m. 530) çerçevesinde gerçek malike verilmesi gerekir ve bu alacak on yıllık zamanaşımı süresine (TBK m. 146) tabidir.

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas
2025/5875
Karar
2026/3477
Tarih
03.06.2026

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 526
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 530
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 357
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2298 E., 2025/1798 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/246 E., 2022/114 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazı satması için dava dışı...'a yetki verdiğini, müvekkilinin taşınmazın davalı ... Özele tapuda
devredildiğini, ancak bunun karşılığında ... malikten satış bedeli alınmadığını, herhangi bir bedelin müvekkiline ödenmediğini, söz konusu satış için verilen vekaletnamenin kötüye kullanarak...'ın borçlarına karşılık teminat olarak tapudan devir ve temlik edildiğini, anılan vekaletnamenin
teminat verme yetkisi içermediğini ve işlemin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenlerle dava
konusu işleminin iptali için açılan davanın
Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/269 E., 2013/500 K. sayılı ilamı ile müvekkili
lehine sonuçlandığını ve kararın Yargıtay tarafından onanarak 01.06 2017 tarihinde kesinleştiğini, davalının bu bağımsız bölümü davanın
başlangıcından bitimine kadar geçen sure içerisinde market olarak tanınmış markalara yüksek kira bedeli ile
kiraya verdiğini, davalının, maliki bulunduğu ancak dava süresince kullanamadığı dava
konusu taşınmazdan elde edeceği kira gelirinden mahrum bırakarak maddi anlamda müvekkilinin
mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 200.000,00 TL kira gelirinin taşınmazın kiraya verilmiş olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; kanunların taşınmaz malikine verdiği haklardan faydalandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın davalı adına tescilli olduğu dönem içinde dava dışı .... ve ..... Mağazacılık şirketlerinden mevcut sözleşme içerikleri gereğince tahsil ettiği kira bedellerinin tespiti için alınan bilirkişi raporunda; ... ile yapılan sözleşme gereği toplam 529.739,51 TL, ... Mağazıcılık ile yapılan sözleşme gereği toplam 33.464,20 TL net gelir elde ettiği tespitinin yapıldığı, işbu tespitin sözleşme hükümleri ve tarih aralıkları dikkate alınarak denetime elverişli şekilde yapılmış olması sebebiyle benimsediği gerekçesiyle, taleple bağlılık gereği açılan davanın kabulü ile, 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda; taraflar arasında Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/269 E., 2013/500 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, vekaletin kötüye kullanılması hukuksal sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği, böylece davalının dava dışı vekil ile el ve işbirliği içinde hareket ederek davacıya ait taşınmazı edindiği hususunun yargı kararı ile belirlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 526 vd maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalının davacı adına söz konusu kiralama işlemlerini yaptığının kabulünün gerektiği, İlk Derece Mahkemesince alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalının 1753 Parsel sayılı taşınmazda kain 6 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın kiraya verilmesi kapsamında ... ile yapılan sözleşme gereği toplam 529.739,51 TL ve ... Mağazıcılık ile yapılan sözleşme gereği toplam 33.464,20 TL net gelir elde ettiğinin tespit edildiği, davalının Kanunun 530. maddesi uyarınca elde ettiği kira gelirini davacıya vermekle yükümlü olduğu, vekaletsiz işgörme hükümlerine tabi davaların aynı Kanunun 146. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin dinlenme olanağının bulunmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalının taşınmazın maliki olduğu dönemde elde ettiği kira gelirinin sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle kesinleşmiş mahkeme ilamı ile davalı adına kayıtlı tapunun muvazaa ve vekalet görevinin kötüye kullanılması gerekçesiyle iptali ile tapunun davacı adına tesciline karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




















Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama