Yargı Kararları
Tapu iptali ve tescil davasında, dava açılmadan önce dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satış yoluyla temlik edilmiş olması halinde, davanın yalnızca kadastro tespit malikine karşı yöneltilmesi pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini gerektirir.
Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, dava tarihinden önce taşınmazın kayden maliki olan dava dışı üçüncü kişiye değil, sadece kadastro tespit malikine husumet yöneltilmesi halinde, o taşınmazlar yönünden davanın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/6309, K. 2026/6442, 24.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/6309
- Karar
- 2026/6442
- Tarih
- 24.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b-2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1052 E., 2026/228 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Göle Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/206 E., 2025/51 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... köyü 1 12... parsel sayılı 11.698, 17... yüz ölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 05.05.2008 ilâ 04.06.2008 tarihleri arasında ilan edilip tespit 05.06.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiş; daha sonra 05.07.2023 tarihinde satış suretiyle dava dışı ... adına tescil edilmiştir.
Kadastro sonucu; ... köyü 1 15... parsel sayılı 11.407, 35... yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 05.05.2008 ilâ 04.06.2008 tarihleri arasında ilan edilip tespit 05.06.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiştir.
Kadastro sonucu; ... köyü 1 16... parsel sayılı 1.706, 42... yüz ölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "kargir ev ve arsa" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 05.05.2008 ilâ 04.06.2008 tarihleri arasında ilan edilip tespit 05.06.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiştir.
Kadastro sonucu; ... köyü 1 16... parsel sayılı 2.963, 16... yüz ölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 05.05.2008 ilâ 04.06.2008 tarihleri arasında ilan edilip tespit 05.06.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiştir.
Kadastro sonucu; ... köyü 1 16... parsel sayılı 8.393, 39... yüz ölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 05.05.2008 ilâ 04.06.2008 tarihleri arasında ilan edilip tespit 05.06.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiş; daha sonra 05.07.2023 tarihinde satış suretiyle dava dışı..... adına tescil edilmiştir.
Davacılar; ... köyü 1 12... , 1 15... , 1 16... , 18... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini oysa taşınmazların babalarından kendilerine miras kaldığını ancak davalı kardeşlerinin kadastro tespiti sırasında taşınmazları kendi adlarına yazdırdıklarını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile babaları ...mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir.
Davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro tutanaklarının 2008 yılında kesinleştiği. kadastro tespitinden 10 yıllık süre geçtikten sonra tescil talebinde bulunularak davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 15... parsel ile 1 16... ve 18 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ise de dava konusu taşınmazlardan 1 12... parsel sayılı taşınmaz ile 1 16... parsel sayılı taşınmazlarda dava tarihinden önce (05.07.2023 tarihinde) dava dışı ... ... isimli kişinin satış yolu ile kayden malik olduğu, buna karşılık dava dilekçesinde sadece tespit malikleri olan ...ir'e husumet yöneltildiği, dolayısı ile bu taşınmazlar bakımından davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken tüm taşınmazlar yönünden hak düşürücü süreden reddin doğru görülmediği gerekçesiyle davacıların istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, ... köyü 1 15... , 1 16... ve 18 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, ... köyü 1 12... ve 1 16... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı ...'den alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
6292 sayılı Kanun'un 11/4. maddesinde yer alan hak sahipliği şartına ve satış bedelinin iadesine ilişkin hükümlerin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, bu hükme dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarının dayanağını ortadan kaldırır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E: 2025/3848 · K: 2026/1786 · T: 12.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bir davada taraflar yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilir ve ıslah yoluyla dava konusu edilmeyen bir hakkın davaya dahil edilerek inceleme konusu yapılması mümkün değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/6268 · K: 2026/4134 · T: 02.07.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 12. maddesi kapsamındaki imar uygulamasından kaynaklanan bedel artırım davalarında taşınmazın değeri, tapuya tescil tarihindeki niteliklerine göre tespit edilerek Yİ-ÜFE ile dava tarihine güncellenmelidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/2770 · K: 2026/12473 · T: 08.09.2026