Yargı Kararları
Kiraya veren, süreli konut kira sözleşmesinde sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde ihtiyaç nedeniyle açtığı tahliye davasında, sağlık durumu ve taşınmaz kayıtlarıyla desteklenen gerçek, samimi ve zorunlu konut ihtiyacını tanık beyanları ile de ispatladığında tahliye kararı verilir.
Kiracının tahliyesi için kiraya verenin gerçek, samimi ve zorunlu konut ihtiyacının; sağlık raporları, tapu kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlandığı ve davanın kira süresinin bitiminden itibaren bir aylık yasal süre içinde açıldığı durumda ihtiyaç nedeniyle tahliye talebinin kabul edilmesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/927, K. 2025/6060, 10.12.2025
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/927
- Karar
- 2025/6060
- Tarih
- 10.12.2025
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1915 E., 2024/2842 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/342 E., 2024/471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; 22.01.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi üzerine, ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle 22.01.2025 tarihli ek karar ile davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; üç aylık kira tutarı toplamı 450.000,00 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile temyiz sınırı olan 378.290,00 TL’nin üstünde olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasındaki kira ilişkisinin 21 yıldır devam ettiğini, 2017 yılında sona eren kira sözleşmesinin devam ettirildiğini, davacının ağır sağlık sorunları bulunduğunu, bu durumun ailecek bir arada yaşama istek ve ihtiyacı ortaya çıkardığını, İstanbul'da başkaca konutları bulunmadığını, sözleşmenin 10 yıllık süresini doldurduğunu, çekilmez hale gelen sözleşmenin 2022 yılı itibariyle yenilenmeyeceğinin ve kira ödemelerinin tahliyeye kadar ihtirazi kayıtla kabul edileceğinin davalıya ihtar edildiğini ileri sürerek, kiralananın ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının konut ihtiyacının gerçek ve samimi olmadığını, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun davacı tarafça ispatının gerektiğini, yasal koşulların oluşmadığını, yatırılan kiralar ihtirazi kayıt ileri sürülmeden alındığından dava açma hakkı bulunmadığını, davacı yanın Marmaris'te mülkleri ve işletmesi olduğunu, işletmesini bırakarak İstanbul'a geleceği iddiasının gerçek dışı olduğunu, iştirak halinde malik olan davacının ihtiyaç nedeniyle tahliye davasını tüm maliklerin muvafakati ile açması gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanları, sunulan belge ve doktor raporları ile davacının çok yaşlı ve hasta olduğunun, meme kanseri nedeniyle Marmaris'ten İstanbul'a geldiğinin ve onkoloji tedavisinin devam ettiğinin belirlendiği, davacının dava devam ederken tanık olarak dinlenen ....'e ait bir odada kaldığı, konut ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine ve kira sözleşmesinin feshine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin süresinin 31.12.2017 itibariyle dolduğu, davanın süresinde açıldığı, davacının konuta ihtiyacını noter ihtarnameleri ile de bildirdiği, ihtarnamelerde 2022 yılında kira akdinin yenilenmeyeceğinin, temerrüde düşülen 2022 yılı ilk ayına ait kira bedelinin derhal ödenmesinin ve kira bedellerinin ödenmesinin aktin yenilendiği anlamına gelmediği hususlarının belirtildiği, tanık beyanları ile sunulan belge ve doktor raporlarına göre onkolojik tedavi gören ihtiyaçlının İstanbul ilinde ve Beykoz İlçesinde başka taşınmazının bulunmadığı ve ihtiyaç iddiasının tanık beyanları ile de doğrulandığı gerekçesiyle, başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davalı tanıklarının dinlenmediğini, davacı tarafın son 5 yıldır taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığını ikrar ettiğini, meme kanseri tedavisinin Marmaris'te de mümkün olduğunu, gerçek ve samimi bir ihtiyaç bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerledirme
Uyuşmazlık, kiralananın ihtiyaç sebebiyle tahliyesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davacı tarafça davalı ile imzalanan yazılı kira sözleşmesinin sunulduğu, davanın süresinde açıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından özellikle sağlık durumunu gösterir belgeler ile tapu kayıtları kapsamında ihtiyacın samimi ve gerçek olduğunun ispatlandığı anlaşılmakla, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 22.01.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, eski kiracı olunması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddeleri gereğince yapılacak hakkaniyet indirimi yüzde on ile yüzde yirmi arasında olmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2017/7927 · K: 2018/4805 · T: 08.05.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, taşınmaz ve emsaller bilirkişi kurulu tarafından tek tek görülüp incelenmeden, yalnızca internet ilanlarının ortalamasına dayanan rapor hükme esas alınamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2017/3809 · K: 2018/10734 · T: 30.10.2018 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kira bedelinin hak ve nesafet ilkesine göre tespitinde, dava konusu taşınmaz ve emsaller bilirkişi tarafından tek tek görülüp incelenmeden, internet ilanlarının ortalaması esas alınarak hazırlanan genel ifadeli rapora göre hüküm kurulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2013/1344 · K: 2013/3127 · T: 27.02.2013