İçeriğe geç

Yargı Kararları

Tenkis davasında, saklı payı ihlal eden mirasbırakanın taşınmazlarını tercih hakkını kullanarak kendisinde bırakmayı seçen mirasçının ödeyeceği bedel, tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değere göre belirlenir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesi uyarınca vasiyetname ile saklı payı ihlal edilen mirasçıların tenkis talebinde, davalının taşınmazların kendisinde kalmasını tercih etmesi hâlinde saklı paya karşılık gelen bedelin, ölüm tarihi değil tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değer esas alınarak hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas
2025/4842
Karar
2026/3400
Tarih
22.06.2026

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 564
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/96 E., 2025/1212 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2024/105 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mirasbırakanları ...'ın 04.08.2021 tarihinde öldüğünü, 22.04.2009 tarihli vasiyetnamesi ile çok ...'teki tüm taşınmazlarını tek tek belirtmek suretiyle davalı ...'ye bıraktığını, davalının ...'te yaşayan tek çocuk olması nedeniyle mirasbırakana vasiyet yapmak için baskı yaptığını, vasiyet yapmaz ise bakmayacağı tehdidi ile mirasbırakanı korkuttuğunu, iradesi fesada uğratılan mirasbırakanın yaptığı vasiyetnamenin iptalini, bu kabul edilmezse de davacıların saklı paylarının ihlal edildiği dikkate alınarak tenkis alacağına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacıların iddialarını kabul etmediğini, mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olup, iradesi ile vasiyetname yaptığını, tüm mirasçıların da vasiyetnameden haberdar oldukları hâlde mirasbırakan yaşarken bir itirazda bulunmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mirasbırakanı korkuttuğu, aldattığı veya tehdit ettiğine dair iddiaların ispatlanmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebi yönünden ise mirasbırakanın vasiyetnamesi ile davacıların saklı payına tecavüz edildiği tespiti ile tenkis talebinin kabulüne, davalı asilin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesi gereğince taşınmazların kendisinde kalmasını tercih etmesi karşısında davacıların saklı paylarına karşılık gelen (davalının tercih tarihi olan 28.02.2024 tarihindeki) değerin davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının mirasbırakana karşı olan evlatlık görevini eksiksiz yerine getirmiş olmasının karşılığında bir minnet borcu olarak vasiyetname düzenlediğini, tenkis hesabında esas alınan değerleme tarihinin tercih hakkının yapıldığı tarih değil, mirasbırakanın ölüm tarihinin olması gerektiğini, davalının da saklı payı olduğunun dikkate alınmadığını, tercih hakkını değiştirme talebinin reddinin hakkaniyetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.




Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama