Yargı Kararları
Tenkis davasında mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesi tespit edilerek yapılan hesaplamaya göre saklı payın ihlal edilmediğinin belirlenmesi hâlinde tenkis talebi reddedilir.
Tenkis davasında mirasbırakanın ölümü tarihindeki tereke değeri esas alınarak yapılan bilirkişi hesabına göre mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmediğinin tespit edilmesi durumunda, davalıya yapılan kazandırmaların bağış niteliğinde olup olmadığı tartışılmaksızın tenkis isteminin reddine karar verilmesi Türk Medeni Kanunu'nun tenkis hükümlerine uygundur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4782, K. 2026/2855, 02.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/4782
- Karar
- 2026/2855
- Tarih
- 02.06.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2723 E., 2025/1481 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/120 E., 2023/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'nın 04.04.2017 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın sağlığında evlilik dışı çocuklarının annesi davalıya bedeli ödenmek suretiyle Kırklareli, ... ilçesi, ... 9 parsel, ....ilçesi, ... 2384, 2383, 2789, 2895, 2241, 646, 2934, 1689, 1902, 1991, 2383, 1813, 1976, 2920, 3937, 3151, 3152 parseller, ...., 38, 39, 19, 107, 34 parseller ve Kurtuluş 36 parsel sayılı taşınmazları davalı adına tescil ettirdiğini, mirasbırakanın gizli bağış yoluyla davalıya sağlararası kazandırmalarda bulunması nedeniyle müvekkillerinin saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek öncelikle dava konusu edilen kazandırmaların denkleştirilme hükümleri kapsamında denkleştirilmesini olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasını ispatla yükümlü olduğunu, mirasbırakanın bakımını hayat arkadaşı ve çocuklarının annesi olarak davalının üstlendiğini, taşınmazların muvazaalı olarak devredildiğine ilişkin bir ispatın olmadığını, dava konusu taşınmazların bedeli ödenerek satın alındığını, ortada bir bağış işleminin olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın tefrik edilen dava ile tapu iptali ve tescil istemi dışındaki taşınmazlar nedeniyle tenkis isteminde bulunduğunu, yapılan yargılamada mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin tespit edildiği ve bu tespite göre alınan bilirkişi raporuna göre davacıların saklı paylarının ihlal edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın tefrik edilmeden önceki 2017/400 Esas sayılı dosyası ve 2017/264 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği, asıl davada 196 Ada, 10 Parsel sayılı taşınmazın ve 138 Ada, 40 Parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar ..., ... ve ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/400 Esas sayılı davasında ise 89 Ada, 36 parseldeki 9, 11... nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar ..., ... ve ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacıların, tefrik edilen dava ile tapu iptali ve tescil istemi dışındaki taşınmazlar nedeniyle tenkis isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya yapılan kazandırmaların değerinin düşük hesaplandığını, yeniden bilirkişi raporu alınarak tenkis hesabının yapılması gerektiğini, Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyasında mirasbırakanın muris muvazaası yoluyla davalıya kazandırmada bulunduğunu ispatladıklarını, bu dosyada dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınırlara ilişkin değer hesaplarının hatalı olduğunu, tasarruf nisabının hatalı hesaplandığını, delilerin tespitinde ve Mahkeme gerekçesinde çelişkiler bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.