Yargı Kararları
Mirasçılık belgesinin iptali davası, kural olarak murisin mirasçıları veya mahkemece yetki verilmiş kişiler tarafından açılabilir; mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendisine yetki de verilmemiş kişilerin açtığı bu tür davalar aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Mirasçılık belgesinin iptali davasını, belgede mirasçı olarak gösterilmeyen veya eksik pay verilen mirasçılar ya da mahkemece yetki verilen kişiler açabileceğinden, murisin mirasçısı olmadığını iddia etmeyen ve kendisine yetki de verilmemiş olan Hazine tarafından açılan iptal davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi usul ve kanuna uygundur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3604, K. 2026/3250, 15.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/3604
- Karar
- 2026/3250
- Tarih
- 15.06.2026
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 501
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1007
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 13/j
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/5631 E., 2026/555 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/146 E., 2025/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın mirasçılarını ve paylarını gösterir Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/16 Esas ve 2021/103 Karar sayılı veraset ilâmı eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda düzenlendiğini belirterek iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kimsenin ölümü ile geriye bıraktığı mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı kural olarak o kişinin mirasçılarına ait olduğu, mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen ve kendisine mirastan pay verilmeyen mirasçılarla, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen gerekenden az pay verilen mirasçıların daha önce alınmış mirasçılık belgesinin iptali istemiyle dava açabilecekleri gibi mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatları bulunmayan kişiler de bu tür davaları açabileceği, bunlar dışında mirasçı sıfatı bulunmayan ve kendilerine mahkemelerce yetki de verilmemiş olan kişilerce açılacak davaların aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ... Hazinesi, muris ... ...'ın mirasçısı olmayıp, mirasçı olduğunu da iddia etmediği, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın kayyımla idaresini gerektirir bir durum bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davanın reddine karar verilmiş olmakla, davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığından, davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 59...34 T.C. kimlik numaralı ... ...'ın nüfus kaydı sorgulamasında ölüm tarihinin bulunmadığını, eş ve çocuk bilgisinin yer almadığını, murisin soy bağından kaynaklı mirasçısı bulunmaması durumunda, mirasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 501. maddesi uyarınca Hazineye intikal edeceğini, eldeki davanın Hazinenin mirasçılık iddiası nedeni ile açıldığını, Ayrıca 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesi uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tüm zararlardan Devletin sorumlu olduğunu, sahte veraset ilâmlarına dayalı olarak yapılan tescil işlemlerinin yolsuz tescil kapsamında değerlendirildiğini, bu nedenle, gerçek hak sahipleri açısından Hazinenin yolsuz tescilden doğan zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu, davaya konu olan veraset ilâmının, Hazine davaya dâhil edilmeksizin hasımsız olarak alındığını, murise ait ülkemizde bulunan kayıtlarla ile veraset ilâmında belirtilen kayıtlarının örtüşmediğini, tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve iptalini talep ettiğimiz veraset ilâmlarında murisin adının farklı olduğunu, veraset ilâmında murisin adının ... (...) ..., tapu kayıtlarında .... kızı ... ... olarak geçtiğini, nüfus kaydında baba adının ise ..., tapu kayıtlarında ise baba adının... olarak geçtiğini, hasımsız alınan veraset ilâmında bu çelişkilerin giderilmediğini, iptale konu veraset ilâmı incelendiğinde dava tarihinin 07.01.2021, karar tarihinin ise 14.01.2021 olduğunu, yabancı uyrukluluk bulunmasına rağmen mirasçılık belgesinin sadece 7 gün içinde düzenlenmediğini, murisin mirasçıları Lübnan vatandaşı olduğundan bu ülke ile karşılıklılık bulunup bulunmadığı gibi hususların hiç tartışılmadan veraset ilâmı düzenlendiğini,aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tenkis davasında, saklı payı ihlal eden mirasbırakanın taşınmazlarını tercih hakkını kullanarak kendisinde bırakmayı seçen mirasçının ödeyeceği bedel, tercih hakkının kullanıldığı tarihteki değere göre belirlenir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2025/4842 · K: 2026/3400 · T: 22.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflardan biri diğerine göre daha ağır kusurlu ise, mahkemece eşit kusur tespiti yapılamaz ve az kusurlu taraf yararına maddi-manevi tazminat koşulları oluşur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E: 2026/792 · K: 2026/7094 · T: 24.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Mirasbırakanın vasiyet ettiği taşınmazı sağlığında sağlararası bir işlemle devretmesi hâlinde vasiyetname o mal yönünden hükümsüz kalır ve tenkis için mal kaçırma kastının ispatı gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E: 2026/3640 · K: 2026/3350 · T: 22.06.2026