Yargı Kararları
Mirasbırakanın malvarlığının önemli bölümünü mirasçılarından birine, satış bedelinin ödendiği kanıtlanamadan ve taşınmazı fiilen kullanmaya devam ederek devretmesi, mirastan mal kaçırma amaçlı muvazaalı temlik olarak kabul edilir ve diğer mirasçılar miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep edebilir.
Mirasbırakanın taşınmazlarını gerçek değerinin altında bir bedelle ve bedelin ödendiği ispatlanamadan, ölümüne kadar kendisi kullanmaya devam ederek mirasçılarından birine satış suretiyle devretmesi hâlinde bu temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı muvazaalı işlem olduğu kabul edilerek, diğer mirasçıların miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteminin kabulü gerekir; ayrıca miktar veya değeri HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca dava tarihindeki kesinlik sınırının altında kalan birleştirilen davalara ilişkin kararlar HMK m. 362 ve 352/1-b uyarınca temyiz edilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5899, K. 2026/4322, 21.05.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/5899
- Karar
- 2026/4322
- Tarih
- 21.05.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı HMK m. 362
- 6100 sayılı HMK m. 366
- 6100 sayılı HMK m. 352/1-b
- 6100 sayılı HMK Ek m. 1/2
- 6100 sayılı HMK m. 370/1
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1082 E., 2025/1227 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2025/134 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis ve bedel isteklerine ilişkindir.
Davacı; muris dedesi ...'in asıl davaya konu 809, 672, 33 95... parsel sayılı taşınmazları ile birleştirilen 2016/265 Esas sayılı davaya konu 679 parsel sayılı taşınmazı ve birleştirilen 2016/339 Esas sayılı davaya konu 3396, 3397, 33 98... parsel sayılı taşınmazlarını oğulları davalı ... ile diğer davalıların murisi ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalı ... ile diğer davalıların murisi ...'in muristen temlik aldıkları 679 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2'şer paylarını dava dışı ...'e devrettiklerini ileri sürerek 679 parsel sayılı taşınmaz bakımından miras payı oranında bedele, diğer taşınmazlar bakımından miras payı oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiş, davalı ...'in aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalılar; dava konusu taşınmazların edinilmesinde maddi katkıda bulunduklarını, muris ve eşine baktıklarını, davacının murisle ilgilenmediğini, murisin temlik dışı taşınmazlarının da bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris muvazaası iddiasının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin, malvarlığının önemli ölçüde bir kısmını oğullarına temlik ettiği, satış bedellerinin ödendiğine ilişkin savunmanın ispatlanamadığı, temlik edilen taşınmazların ölüm tarihine kadar muris tarafından kullanılmaya devam edildiği, satış bedeli ile gerçek değer arasında fark olduğu, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı yapıldığı, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davalılar vekilinin birleştirilen 2016/265 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın Ek madde 1/2 hükmünde; "2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; birleştirilen davaya konu 679 (yeni 1 94... ) parsel sayılı taşınmaz bakımından davacının miras payına (16/240) isabet eden 2.240,00 TL bedele hükmedildiği, anılan değerin birleştirilen dava tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 25.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeple; birleştirilen 2016/265 Esas sayılı dava bakımından davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalılar vekilinin asıl dava ve birleştirilen 2016/339 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.141,25 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Asıl ve birleştirilen 2016/339 Esas sayılı dava bakımından;
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.