Yargı Kararları
Mirasbırakanın gerçek değeri çok düşük bir bedelle ve haklı bir nedeni bulunmaksızın taşınmazını devretmesi, bağışlama iradesinin satış sözleşmesiyle gizlendiğini ve mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıdığını gösterir.
Mirasbırakanın, taşınmazını satmasını gerektirecek makul bir neden bulunmadan ve gerçek değerinden kat kat düşük bir bedelle davalıya temlik ettiği, satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı olayda, bu işlemin gerçekte bağışlama niteliğinde olup mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muris muvazaası teşkil ettiği kabul edilerek tapu iptali ve tescil talebinin kabulü hukuka uygun bulunmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1490, K. 2026/6531, 29.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1490
- Karar
- 2026/6531
- Tarih
- 29.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2506 E., 2025/1943 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/239 E., 2023/753 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların muris ...'ın ilk evliliğinden doğan çocukları olduğunu, davalının ise murisin 2. evliliğini yaptığı eşi olduğunu, murisin; dava konusu ..... Mahallesi 14 41... parsel (eski 12 84... parsel) 6 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazı davalıya satarak temlik ettiği görülmekte ise de davacı ...'nın 10 yaşına kadar anne-baba ve aile kavramlarından uzakta tanıdık aileler yanında büyüdüğünü, diğer davacı ...'ın ise yurda verildiğini ve koruyucu aile yanında büyüdüğünü, davacıların murisin gerçek babaları olduğunu belirleyip onunla tanışmaları üzerine davacılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazın temlik edildiğini ileri sürerek muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile davacıların miras payı oranında tapuya tescilini istemiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın, murisle davalının Almanya'da çalışarak yaptıkları birikimle satın alındığını hatta bedelin büyük çoğunluğunun davalı tarafından karşılandığını ve murisin davalıya, kendisine bakması ve her türlü ihtiyacını karşılaması nedeniyle büyük minnet duyduğunu, bu sebeplerle taşınmazı davalıya temlik ettiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların tespit edilen değeri ile satış değerleri arasında 6 katından fazla fark bulunduğu, dinlenen tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere murisin taşınmazı satmasını gerektirir bir maddi ihtiyacı bulunmadığı, taşınmazların satış bedellerinin ödendiğinin ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazların davacı mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; murisin dava konusu taşınmazı satmasını gerektirecek haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu, muris tarafından davalıya yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, bağışlama iradesinin gizlenilmesine yönelik olduğu, murisin esasen davacı mirasçılarından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 14.601,26 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirastan mal kaçırma amacının davacı tarafça kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması halinde dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/6802 · K: 2026/6467 · T: 28.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murise ölünceye kadar bakma yükümlülüğünü yerine getiren devralanın edindiği taşınmazların devir tarihindeki değerinin bu bakım hizmetiyle orantılı olması halinde temlikte mirasçıdan mal kaçırma amacı bulunmadığı kabul edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/1446 · K: 2026/6520 · T: 28.09.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murisin mal kaçırma kastıyla muvazaalı devir yaptığı somut olgularla ispat edilemediğinde dava reddedilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E: 2026/5275 · K: 2026/6525 · T: 29.09.2026