Yargı Kararları
Limited şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi, genel kurula usulsüz davet edilmesi ve uzun süre kâr dağıtımı yapılmaması, ortağın şirketten haklı sebeple çıkma hakkını doğurur.
Limited şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edilmesi, genel kurul toplantılarına usulüne uygun davet edilmemesi ve uzun süre kâr dağıtımının yapılmaması TTK'nın 638/2. maddesi kapsamında haklı sebep oluşturduğundan ortağın şirketten çıkmasına ve ayrılma akçesinin TTK'nın 641. maddesi gereğince tahsiline karar verilirken, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının TTK'nın 617. ve 416. maddelerindeki çağrı usulüne aykırı alınması nedeniyle TTK'nın 640/3. maddesindeki dava şartının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3651, K. 2026/1928, 13.04.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2025/3651
- Karar
- 2026/1928
- Tarih
- 13.04.2026
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 638/2
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 640/3
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 641
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 617
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 416
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/419 Esas, 2025/674 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/916 E., 2021/408 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kurucu ortağı olan müvekkilinin davalı şirketin başarısında büyük emeği olduğunu, şirketin profesyonel olmayan ortaklarca yönetiminin verimsizliğe ve zarara neden olduğunu ve bu durumun denetimden uzak olduğunu, müvekkili dışındaki ortakların ve ortak olmayan belirli çizerlere yapılan ödemelerin objektif ve sözleşmesel bir kıstas olmaksızın uzak ve fahiş miktarlarda yapıldığını, müvekkilinin defalarca kez bilgi edinme, ortaklıktan ... hukuki ve ekonomik hak taleplerine karşı davalı şirketin cevap vermediğini ve adeta bilgi almak amacıyla sürekli olarak oyalandığını, müvekkilinin davalı şirketin olağanüstü genel kuruluna da kasıtlı olarak davet edilmediğini, davalı şirkete müvekkili adına gönderilen son ihtarname ile haklı talepleri ve geçmişe dönük biriken karın dağıtılması yönündeki çağrı taleplerinin de karşılanmadığını ileri sürerek şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarılması ile ayrılma akçesinin tahsiline karar verilmesini talep etmitşir.
2.Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davacı- karşı davalının müvekkili şirkete karşı haksız rekabette bulunduğunu, davacı- karşı davalının müvekkilinin yayınladığı Uykusuz dergisinde çizim yapan çizerlere Naber dergisinde karikatürler çizdirdiğini ancak çizerlerin isimlerini gizlediğini, karşı davalı tarafın Naber dergisinin ilk sayısını gizlice müvekkili şirketin nezdindeki bilgisayarlarda ve şirket çalışanlarını kullanarak hazırladığını ileri sürerek karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin ortakları ve çalışanları aleyhindeki tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer alan kendisine yönelik beyanlarının müvekkiline verilen zararın büyüklüğünü ispat ettiğini, davacının dava dilekçesinde rakip bir dergi yayınladığından hiç bahsetmeyerek mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, davacının gerçekleri mahkemeden gizleyerek ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Karşı davalı karşı davaya cevap dilekçesinde; limited şirketlerde rekabet yasağından bahsedilebilmesinin limited şirket esas sözleşmesinde açıkça yasaklanmış ve/veya tüm ortaklar tarafından imza edilmiş özel bir sözleşme ile yasağın düzenlenmiş olması gerektiğini, hiçbir yasa hükmü ve içtihata dayandırılmadığı anlaşılan davalı karşı davacı iddialarının temelini teşkil eden rekabet yasağı iddialarına dayalı karşı dava ve cevap beyanlarının tamamının yasal dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacı-karşı davalının, iş avansı birikmesini tenkit etmekle beraber aynı işlemlerin davacının özellikle yönetimden uzaklaştırıldığı 2015 yılından itibaren değil, hatta müdürlük yaptığı 2014 yılında da gerçekleştiği, hatta ...'nın 31.03.2014 tarihinde 40.000,00 TL telif ödemesini, 30.06.2014 tarihindeki 32.500,00 TL ve 30.09.2014 tarihindeki 30.000,00 TL telif ödemelerini direkt şirketin banka hesabı yerine diğer ortaklar gibi ... Açar üzerindeki avans hesabından almayı tercih ettiğinin anlaşıldığı, banka üzerinde olması gereken bir kısım meblağı bir hayli yüksek tutarların şirket çalışanı üzerinde bulunması muhasebe ilkelerine ve hayatın olağan akışına aykırı olmakla beraber bu tutumun davacının müdür olduğu zamanda da gerçekleştiği anlaşılmakla, bu gerekçenin haklı olmayacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından her ne kadar 2014 sonu itibarıyla fiilen şirketten uzaklaştırıldığı ileri sürülse de sicil kayıtlarından da görülebileceği üzere davacının müdür olarak l yıllığına seçildiği, sürenin bitiminde yeni müdür seçimine kendisinin de katılarak olumlu oy kullandığı dikkate alındığında fiilen şirketten uzaklaştırmadan bahsedilemeyeceği bilirkişi raporunda da belirtilmiş ve mahkememizce bu tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, davacı tarafından haklı sebep olarak ileri sürülen bir diğer husus mali nitelikteki avans hesapları, çalışanlara ödenen telifler, kendisine ödenmeyen tutarlar vs.nin yanı sıra karın dağıtımına ilişkin olarak ortaklar kurulunun toplantıya çağrı talebinin reddedilmesine ilişkin olarak, kök raporda davacı ...'nın 2017 yılında gerçekleştirilen 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarına ilişkin olağan genel kurulda bilanço, finansal tablolar ve kar-zarar hesaplarını onaylandığı, ayrıca anılan genel kurulda 2017 yılına kadar görev yapan her bir yöneticinin ibra edildiği, dava açıldıktan sonraki bir tarihte gerçekleşen bu genel kurulda alınan karardan sonra davacının karın dağıtımına ilişkin talebinin reddedilmesini ve diğer mali konulara ilişkin itirazlarını haklı sebep olarak sunmasının dürüstlük kuralına aykırılık olarak değerlendirildiği belirtilmiş ise de ek raporda yapılan incelemeye göre dosyaya ibraz edilen bu genel kurula ilişkin hazirun cetvelinden davacının genel kurula katılmadığı ve alınan kararda oy kullanmadığının tespit edildiği ve bu durum karşısında davacının hakkı kötüye kullandığından bahsedilemeyecek olup davacının dava tarihini de kapsayan tarihler arasında görev yapan yöneticileri ibra etmediği dikkate alındığında bu hususların haklı sebep olarak ileri sürebileceği kanaatine varıldığı, karşı dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlıkta genel kurulun 02.11.2016 tarihli karar tutanağı ibra edilmiş ve bu tutanağa göre davalı/karşı davacının şirketten çıkartılmasına katılan 5 ortağın oybirliği ile karar verilmişse de söz konusu genel kurul limited şirketlerde ortaklar kurulunun toplanmasına ilişkin çağrı usullerine uygun olarak yapılmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 640/f-3 bendindeki şartı karşılayan bir karar olarak kabul edilemeyecek olup davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar için genel kurul toplantısına çağrı yapılmadığı, çağrısız toplantıdan bahsedilebilmesi için tüm ortakların hazır bulunması koşulunun gerçekleşmediği bir toplantı ile alınan ortaklıktan çıkarma kararının geçersiz olduğu ve bu açıdan dava şartının yerine gelmediği kanaatine varılmış olup, diğer bir haklı sebep gerekçesi olarak ileri sürülen TTK'nın 613/2 fıkrasında göre şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda olduklarının öngörülebileceğini düzenlemekte olup, anılan hüküm emredici olmadığından ve şirketin esas sözleşmesinde ortak bakımından bir rekabet yasağı öngörülmediğinden bu durumun davalı/karşı davacının TTK'nın 640/f-3 hükmü kapsamında şirketten çıkartılması için haklı bir sebep olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı, Mürekkep Basın Yayın Dağıtım Pazarlama ve İletişim Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ortaklığından haklı sebeple çıkmasına, asıl dava yönünden hesaplanan 606.526,95 TL çıkma payının (361.000,00 TL'sine dava tarihinden, 245.526,95 TL'sine ıslah tarihinden itibaren) işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar, davalı- karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı şirketin kurucu ortaklarından olan davacı ortağın şirketle ilgili bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edilmiş olduğu, toplantılara usulüne uygun şekilde davet edilmediği, davalı-karşı davacı şirketin 2007 yılında kurulduğu, 2010 yılı dâhil birikmiş geçmiş yıl karlarının 2011 yılı sermaye artışı kararı ile sermayeye ilave edildiği, 31.12.2016 tarihi itibariyle ortaklara kâr dağıtımının olmadığı ve davacı-karşı davalı telif alacaklarının uzun süre ödenmediği anlaşıldığından asıl dava yönünden TTK'nın 638/2. fıkrası gereğince haklı sebepleri mevcut olup davacı ortağın şirket ortaklığından çıkmasına ve aynı Yasa'nın 641. maddesi gereğince ayrılma akçesinin tahsiline dair verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, karşı davada ise davalı şirketin 02.11.2016 tarihli genel kurulunda davacı- karşı davalının şirketten çıkartılmasına dair katılan beş ortak oy birliği ile karar almış ise de söz konusu genel kurul, limited şirketlerde ortaklar kurulunun toplanmasına ilişkin çağrı usullerine TTK'nın 617. ve çağrısız genel kurula ilişkin 416. maddelerine uygun olarak yapılmadığı, TTK'nın 640/3 fıkrasındaki şartın gerçekleşmediği, karar için genel kurul toplantısına usulüne uygun çağrı yapılması, çağrısız toplantıdan bahsedilebilmesi için ise tüm ortakların hazır bulunması koşulunun gerçekleşmesi gerektiği, davacı-karşı davalıya usulüne uygun çağrı yapılmadığı, toplantı ile alınan ortaklıktan çıkarma kararının bu hâliyle geçersiz olduğu, davalı- karşı davacının ortaklıktan çıkarma davası için gerekli olan dava şartı yerine getirilmediğinden mahkemenin davalı- karşı davacının buna ilişkin talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmediği, şirket ana sözleşmesinde haksız rekabete ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, davacı- karşı davalı şirket ortağı tarafından her ne kadar ortaklığın devamı süresi içerisinde kendi adına bir şirket kurmuş ise de davalı- karşı davacının sırlarını ifşa ettiği veya şirketin zararına neden olduğuna dair iddialar ispat edilemediği gerekçesiyle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, TTK'nın 638/2. maddesi gereğince haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkma ile ayrılma akçesinin tahsili, karşı dava ise, aynı Kanun'un 640/3. maddesi gereğince limited şirket ortağının haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması ile maddi zararın tahsili ve ayrılma akçesinin maddi zarardan takas ve mahsubu istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacı ortağın yapmış olduğu çizimlere ilişkin telif hakkının davalı şirket tarafından geç ödenmesinin haklı neden oluşturmaması ile birlikte, haklı neden olarak belirtilen diğer hususların mahkeme kabulünde de haklı neden olduğu gözetildiğinde telif alacaklarının geç ödenmesinin sonuca etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Anonim şirkette olağan genel kurul toplantısının kanunda öngörülen üç aylık sürede yapılmaması, tek başına genel kurul kararlarının iptalini gerektiren bir sebep teşkil etmez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5004 · K: 2026/2348 · T: 27.04.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette haklı sebeple fesih talebinde, ticari hayatın devamlılığı ilkesi gereği mahkeme şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme hükmedebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2026/1605 · K: 2026/1454 · T: 11.03.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Limited şirkette ortağın ölümüyle esas sermaye payı mirasçılara genel kurul onayına gerek olmaksızın geçse de, bu pay üzerinde iştirak (elbirliği) mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmedikçe mirasçılar payla ilgili yönetim ve oy haklarını birlikte kullanmak zorundadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E: 2025/5302 · K: 2026/2396 · T: 28.04.2026