Yargı Kararları
Kamulaştırma sınırının hatalı belirlenmesi nedeniyle taşınmazın kamulaştırılmayan kısmına inşaat yaparak kullanan basiretli tacir sıfatındaki davalı ile denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu idaresi, mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmadığından iyi niyet iddiasında bulunamaz ve fuzuli şagil olarak el atmanın önlenmesi ile ecrimisilden sorumlu tutulur.
Kısmi kamulaştırma yapılmasına rağmen taşınmazın tamamının kamulaştırıldığı varsayımıyla hareket edip sınır levhasını buna göre konumlandıran kamu idaresi ile çap kayıtlarını zeminle uyumlu şekilde inceleyip aplikasyon yaptırması basiretli tacir olarak beklenen davalı şirketin, kamulaştırma sınırları dışındaki alana tesis inşa ederek fiilen el atması hâlinde, kayıt ve mülkiyetten kaynaklanan hakları bulunmadığından iyi niyet savunmaları dinlenmez ve haksız işgal nedeniyle el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/652, K. 2026/3425, 23.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/652
- Karar
- 2026/3425
- Tarih
- 23.06.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18/2
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1740 E., 2025/1904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/119 E., 2023/225 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davaların reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davalıların, davacıya ait taşınmaza el atmak suretiyle tecavüzde bulunduğu sabit olduğundan asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi taleplerinin kabulüne, ecrimisil taleplerinin kısmen kabulüne, geri alındığından kal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına.” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davalılarca savunulduğu üzere kamulaştırma işleminin tamamlanmamış olması; asıl dava davalı şirket yetkilisi ... ...'nin, 29.11.2019 tarihli keşifte dava konusu bölümde hafriyat yaparak, ağaçlandırdığı yönündeki ikrarda bulunması, davalı şirketin iştigal alanı ve taşınmaz üzerindeki ticari tesisin niteliğine göre tesis inşaası ve kullanım sırasında çap kayıtlarını özenle zemine aplike ettirmesinin Türk Ticaret Kanununun 18/2. maddesi gereğince basiretli tacir olarak kendisinden beklenen olması, davalı şirket yetkilisinin davaya konu taşınmazdan ifraz edilen komşu 235 parseli davacı miras bırakanından satın almasına göre kendi taşınmazlarının ve kamulaştırma sınırını bilebilecek konumda olması gözetildiğinde akaryakıt tesisinin faydasına olarak yapılanmak suretiyle haksız işgalde bulunulduğu sabittir.
Bir kamu kurumu olan diğer davalı idare de kamuya sunduğu kamulaştırma niteliğindeki işleminde güvenilir olmasının asıl olduğu, buna karşın kısmi kamulaştırma işlemi yapılmasına rağmen taşınmazın tamamı kamulaştırılmış gibi kendi işlemi ile ters düşecek şekilde yine diğer davalı şirketin sunduğu vaziyet planını, kayıtlar ve taşınmaz mahalli üzerinde titizlikle inceleyip denetim görevini yerine getirmeyerek davacı taşınmazına kamulaştırmasız el attığı anlaşılmakla kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmayan davalıların iyiniyetli olduklarına ilişkin savunmaları dinlenebilir değildir.
Mahallinde 29.11.2019 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen, taşınmazın mevcut hali ile son çap kaydını esas alan, dosya kapsamına uygun olan 21.08.2020 tarihli kök ve 05.11.2021 tarihli ek fen bilirkişi raporları hükme elverişli bulunmuş olup bunlara ve dosyada mevcut resimlere göre rapor ekindeki kroki de (C 4) ve (C 7) ile işaretli kısımların davalı şirketin akaryakıt istasyonuna giriş ve çıkış yolları, (C 2) ile işaretli kısmın saha betonu ve üzerinde araç yıkama ünitesi, (C 5) ile gösterilen kısmın yeşil alan ve açık otopark, (C 1) ve (C 3) ile gösterilen kısımların az önce belirtilen diğer alanların tamamlayıcı unsurlarından parke taşlı kaldırım yapmak suretiyle davalı şirket tarafından; (C 10) ile gösterilen bölümün de davalı şirket ile yetkilisi olan diğer davalı ...'nin maliki oldukları 6 70... ve 5 parseller ile bütün olarak kullanılmak suretiyle davacı taşınmazına el atıldığı; belirtilen deliller ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler yanında somut olayın başından itibaren davacı taşınmazının tamamının kamulaştırıldığı savıyla iş ve işlemlerde bulunup kamulaştırma sınır levhasını da buna göre konumlandırarak, hem fiili hem de hukuki çekişme yaratan davalı idarenin görev alanı ve sorumluluğu yanında, el atılan alanların niteliği de göz önünde bulundurulduğunda karayolu kenarındaki refüjlerin bulunduğu (C 6) ve (C 8) olarak işaretli kısımlar ile karayolu paralelindeki (C 9) ile gösterilen yan yolun da davalı idare tarafından el atıldığı anlaşıldığından, davalılar vekillerinin yukarıda belirtilen hususlara ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamış ise de yargılama giderleri ve harçların hatalı hesaplandığı.” gerekçesiyle birleştirilen davanın davalısı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, asıl dava davalıları ... ... ... Ltd. Şti. vekili ile ... vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kısmen kabulüne, birleştirilen dava davacısının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Davalı Şirket ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde; cevap dilekçelerindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.