İçeriğe geç

Yargı Kararları

İşçinin gece çalışması yaptığı sabit olan dönemlerde gece 7,5 saati aşan çalışmalar için işverence alınmış yazılı onay bulunmadığı takdirde, bu çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilerek zamlı ücrete hükmedilmesi gerekir.

Davacının gece vardiyasında çalıştığı dönemlerde gece 7,5 saati aşan çalışmalar için işverenden alınmış yazılı onaya ilişkin belge bulunmadığından, bu süreler fazla çalışma olarak değerlendirilerek fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmesi gerektiği ve bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hakkın ilk derece mahkemesince gözetilmesinin isabetli olduğu kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas
2026/4682
Karar
2026/3942
Tarih
28.04.2026

İlgili mevzuat

  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 39
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/234 E., 2026/16 K.


İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ve gece çalışması yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, husumet ve derdestlik itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye ve ikramiye alacakları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece çalışması ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, buna göre ücrete bağlı fark alacak taleplerinin yerinde olmadığı, ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen diğer alacak taleplerinin ise hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 03.12.2024 tarihli kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, buna göre ücrete bağlı fark alacak taleplerinin yerinde olmadığı, davalı tarafından sunulan ücret bordroları ve puantaj kayıtları incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, kararın davalı yönünden kesin olduğu ve istinafa konu edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktardan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava dilekçesinde fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı ücreti alacakları 02.04.2018 tarihinden itibaren talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, pandemi dönemi öncesine ilişkin olarak davacının vardiya saatleri ve çalışma gün sayısı dikkate alındığında fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanmadığı değerlendirmesine yer verildiği; ancak dosya içerisinde yer alan imzalı föylerin incelenmesinde davacının 20 18... yılının kimi aylarında 20.00-08.00 vardiyasında çalıştığı günlerin bulunduğu, söz konusu günler bakımından gece 7,5 saati aşan çalışmaların mevcut olduğu ve işçinin bu çalışmaları için yazılı onayının alındığına ilişkin herhangi belgenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından pandemi dönemi öncesinde yazılı onayın bulunmadığı ve davacının gece çalışması yaptığı sabit olan dönemler bakımından gece 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilmesi gerekirken bu çalışmaların hiç dikkate alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca kapsama alınan ek bilirkişi raporunda davacının pandemi öncesinde yazılı onayın bulunmadığı ve gece çalışması yaptığı sabit olan dönemler bakımından gece 7,5 saati aşan çalışmasının bulunduğu, dolayısıyla davacının fazla çalışma ücretine alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmaksızın alacakların hesaplanmasının hatalı olduğunu,
b. Davacının pandemi döneminde kapalı devre sistemi ile çalışmasına ilişkin bilgi ve belgeler eksik gönderildiğinden bu döneme ilişkin alacakların eksik hesaplandığını,
c. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamalarda alacakların ve ödemelerin sadece ilgili ay özelinde mahsup edilerek her ay için ayrı mahsup ve hesaplama yapılması gerektiğini,
d. 11 saati geçen çalışmalar ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini,
e. Davacının işyerinde yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödenmesi gerektiğini,
f. Gece 7,5 saatin üzerinde çalışma yapmak için yazılı onayı alınmadığı için söz konusu çalışmaların yasak çalışma kapsamında olduğunu, bu sebeple gece 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip zamlı ödeme yapılması gerektiğini,
g. Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hesaplama döneminin yanlış değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ev tipi sosyal hizmet biriminde çalıştığını, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini,
b. Talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
c. Davacının tüm alacaklarının bordrolara yansıtılmak suretiyle ödendiğini,
d. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan hizmet sözleşmelerinde yasak çalışma süreleri yer almadığından günlük 11 saat veya gecelik 7,5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmesinin mümkün olmadığını, davcaının ev tipi bireysel iş sözleşmesi kapsamında istihdam edildiğini, davacının zorunlu nedenlerle ve olağanüstü durumlarda yaptığı fazla çalışmaları için yazılı onay aranmasının mümkün olmadığını, davacının denkleştirme esası ile de çalışması nedeniyle de fazla çalışma ücretine hak kazanmayacağını, bilirkişi tarafından fazla çalışma alacağı yönünden denkleştirme yapılması ve hakkaniyet indirimi hususu gözetilmeksizin hatalı hesaplama yapıldığını,
e. Davacının çalışmış olduğu ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin alacaklarının ödendiğini,
f. Alacaklara uygulanan faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama