İçeriğe geç

Yargı Kararları

Anonim şirkette olağan genel kurul toplantısının kanunda öngörülen üç aylık sürede yapılmaması, tek başına genel kurul kararlarının iptalini gerektiren bir sebep teşkil etmez.

Anonim şirketin olağan genel kurul toplantısının hesap dönemini izleyen üç aylık yasal sürede yapılmamasının yaptırımsız bir usulsüzlük olduğu, çağrı ve gündem ilanının usulüne uygun yapıldığı, kâr dağıtımına ilişkin asgari oran zorunluluğunun somut olayda bulunmadığı ve alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı gözetilerek genel kurul kararlarının iptali talebinin reddi gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas
2025/5004
Karar
2026/2348
Tarih
27.04.2026

İlgili mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 395
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b(1)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 372

MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI :2024/222 Esas, 2025/862 Karar
BİRLEŞEN KAHRAMANMARAŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2021/508 E. 2022/409 K. SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/462 E., 2023/540 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %5,39 oranında pay sahibi olduğunu, şirket esas sözleşmesi ve kanun gereği şirketin olağan genel kurul toplantısının hesap dönemini takiben ilk 3 ay içerisinde yani en geç 31.03.2021 tarihinde yapılmış olması gerekirken hala yapılmamış olması nedeniyle davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, 16.07.2021 tarihli ... Gazetesinde yayımlandığı üzere 12.08.2021 tarihinde davalı şirketin 2020 olağan genel kurul toplantısının yapılacağına davalı şirket yönetim kurulunca karar verildiğini, finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin en az 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulacağı belirtilerek toplantı gündeminin belirlendiğini, 12.08.2021 tarihinde 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının belirtilen adres ve saatte kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olarak usule aykırı yapıldığını ileri sürerek 12.08.2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin genel kurul toplantı kararlarının ve genel kurul toplantı tutanağının tamamının iptaline/yokluğuna/butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 16.07.2021 tarihli ... Gazetesi'nde yayımlandığı üzere 12.08.2021 tarihinde davalı şirketin 2020 olağan genel kurul toplantısının yapılacağına davalı şirket yönetim kurulunca toplantı başkanı ve tutanak yazmanlığı seçimi ve tutanağın imza edilmesi için toplantı başkanlığına yetki verilmesi, 2020 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun, bağımsız denetim raporunun, bağımsız denetim kuruluşunun raporunun okunması ve müzakere edilmesi, 2020 yıl bilanço, finansal tablolar ve gelir tablosunun okunması, müzakere edilmesi ve onaylanması, yönetim kurulu üyelerinin ve bağımsız denetçinin yapmış oldukları çalışmalardan dolayı ibra edilmeleri, kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi, şirket yönetim kurulu üyelerinin seçimi, bağımsız denetim şirketinin seçimi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 395. ve 396. maddelerine göre yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi olarak belirlendiğini, 12.08.2021 tarihinde, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı belirtilen adres ve saatte kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olarak usule aykırı yapılmış olduğundan toplantıya ilişkin genel kurul kararının usul ve yasaya aykırılığı sebebiyle tamamının iptaline/yokluğuna/butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkil hakkındaki gerçek dışı iddia ve beyanları ile müvekkil şirketin 3. şahıslar nezdinde itibarını kıracak mahiyette olup yaptığı ticareti ve kredi bulma imkanını zorlaştırdığını, bu davanın reddi halinde dahi müvekkilinin büyük zarara uğrayacağını, Covid-19 salgını sebebi ile kapanma tedbirleri ve diğer kısıtlamalar neticesinde 2020 yılına ait genel kurul toplantısı ileri tarihe ertelendiğinden genel kurul toplantısının yapılmasının mümkün olmadığını, hesap devresinin son gününden üç ay içerisinde yapılması gerektiği belirtilmişse de toplantının bu sürelere aykırı olarak yapılmasının herhangi bir yaptırımının veya hukuki bir sonucunun olmadığını, davacının iptal sebebi olarak öne sürmüş olduğu yasal düzenlemenin emredici nitelikte değil bildirici nitelikte olduğunu, müvekkilinin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısını 2021 yılı içerisinde yaptığını, genel kurul toplantısının %100 katılım ile gerçekleştiğini, ayrıca davacının da toplantıda hazır bulunduğunu ve hazirun cetveline imza attığını, müvekkilinin internet sitesinde 16.07.2021 tarihinde genel kurul toplantısının yapılacağının ilan edildiğini, davacının iddialarının aksine müvekkil şirket yönetim kurulunun 05.07.2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısında görüşülecek olan maddelerini kanuna ve yasal mevzuata uygun bir şekilde belirlendiğini, yönetim kurulunca belirlenen gündemin 3. maddesinin "2020 Yıl Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve Bağımsız Denetim Kuruluşu Raporunun Okunması ve Müzakere Edilmesi" şeklinde belirlendiğini, yapılan genel kurul toplantısında da faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun hissedarlara okunduğunu ve müzakere edildiğini, davacının muhalefet şerhlerinin işlenmediğini, toplantı tutanağının tutulmadığını iddia etmekteyse de davacının dava konusu ettiği ve muhalefet şerhi koyduğu 2., 3., 4, 5., 6., 7., 8. ve 9. maddelerde muhalefet şerhlerinin bulunduğunu, tüm bu muhalefet şerhlerine cevap verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.08.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı, kanunda öngörülen hesap dönemini izleyen 3 aylık sürede yapılmamış olmakla birlikte bunun genel kurul kararlarının iptalini gerektiren bir husus olmadığı, Yargıtay içtihatları ve bilimsel görüşlere göre, anonim şirketlerde olağan genel kurul toplantılarının TTK'da ve ilgili Yönetmelikte öngörülen 3 aylık sürede yapılmamasının cezai bir yaptırımının söz konusu olmadığı ancak gecikmeden ... zararlardan yönetim kurulu üyelerini sorumlu olabileceğinin kabul edildiği, kaldı ki gecikmenin 2020-2021 döneminde vaki Covid-19 salgını sebebiyle makul karşılanabileceği, dava konusu edilen genel kurul çağrısının üsulünce ...'de ve şirketin internet sitesinde yayımlanmış olması ve davacı temsilcisinin genel kurulda temsil edilmiş olması karşısında, gündemin ilanı ve genel kurula çağrı yönünden bir iptal sebebinin tespit edilemediği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, genel kurula çağrı merasimine aykırılık tespit edilse dahi bunların tek başına iptal sebebi olmayacağı, ayrıca alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına da aykırı olması gerektiği, dava konusu genel kurul gündeminin, olağan genel kurul toplantılarının asgari gündemini belirleyen TTK hükmünde sayılanlara aykırı olmadığı, burada sayılan gündem maddelerinden bazılarının gündemde yer almasının belirli koşullara bağlı olduğu, örnek olarak ilgili yılda yönetim kurulu üyelerinin görev süresi devam ediyorsa seçim maddesinin, şirket ilgili yılı zararla kapattıysa kâr veya kazanç dağıtımına dair konuların gündemde yer almasının beklenmeyeceği, TTK'da denetçi/denetim kurulu zorunlu organ olmaktan çıkarıldığından bağımsız denetime tabi şirketlerde genel kurul gündeminde bağımsız denetim raporunun okunmasının ve müzakeresinin yer almasının yeterli olacağı, genel kurul toplantı tutanağını pay sahiplerini temsilen toplantı başkanının imzalamasında kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı temsilcisinin hazirun cetvelinde imzası bulunduğu, gündemin 1. maddesinde zaten toplantı başkanlığına genel kurul tutanaklarını imzalama yetkisi verilmiş olduğu, genel kurul toplantı tutanağının usülünce tutulduğu, davacıyı temsilen genel kurula katılan Av. ...'in muhalefet şerhlerinin ilgili gündem maddelerinde ve kararlarda tutanağa geçerilmiş olduğu, davacı vekilinin kar dağıtımına yönelik talep ve itirazlarının, davalı şirketin mali durumu ile dava konusu edilen genel kurulda müzakere edilerek kabul edilen 2020 yılına ait bilanço ve gelir tablosu ile uyumlu olmadığı, asgari %45 kâr dağıtım zorunluluğuna dair iddia ve taleplerin yasal dayanağının olmadığı, TTK'da şirketin her yıl asgarı %45 kâr dağıtma zorunluluğuna dair bir hüküm bulunmadığı, söz konusu dağıtma zorunluluğunun, yalnızca şirketin ikinci tertip kanuni yedek akçe ayırmak istemesi veya pay sahipleri dişiındaki kimselere şirket karından kazanç payı dağıtmak istemesi hallerinde zorunlu olduğu, somut dava konusu olayda davalı şirket 2020 yılını zararla kapattığı için ve şirket bünyesinde mevcut olan serbest yedek akçelerden kar dağıtımı söz konsu olmadığ için %45 kâr dağıtımı ile ilgili bir hususun vaki olmadığı, davacı tarafın faaliyet raporuna, bilançoya, gelir tablosuna, bağımsız denetim raporuna ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik itirazları hakkında mali yönlerden kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına avkırılık tespit edilmediği netice olarak davacının genel kurul kararlarının iptalini talep edebilmek için TTK'da aranan genel kurula katılma, alınan kararlara karşı oy kullanma ve muhalefetini tutanağa geçirtme koşullarını sağladığı, ancak esas yönünden davalı şirketin 12.08.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı genel kurulunda alınan ve yukarıda tartışılan kararlarda kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belge ve tutanaklara, özellikle kâr zarar bilançolarına, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali, yokluğu, butlanı istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama