Yargı Kararları
Murisin taşınmaz devrinde mal kaçırma iradesi bulunmayıp devir, bakım yükümlülüğünün yerine getirilmesi veya alınan bir bedel karşılığı yapılmışsa muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi kabul edilemez.
Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, murisin taşınmazları oğluna verdiği bakım hizmeti karşılığı ve diğer davalıya da altınları karşılığında devrettiğinin, mal kaçırma iradesinin bulunmadığının anlaşılması halinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygundur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1826, K. 2026/6437, 24.09.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/1826
- Karar
- 2026/6437
- Tarih
- 24.09.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/587 E., 2025/1747 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/386 E., 2024/12 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların ve davalı ...'nun babası, davalı ...'nun kayınbabası muris ...'nun 08.02.2019 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce maliki olduğu bir kısım taşınmazlarını tapuda satış göstermek suretiyle davalı oğlu ... ve gelini (oğlu ...'nun eşi) ...'ya devrettiğini, muris ile davalılar arasındaki satış sözleşmelerinin gerçek bir satış olmadığını, bağış niteliğinde ve muvazaalı bulunduğunu, asıl niyetinin ilgili taşınmazları bağışlamak ve diğer mirasçılarından mal kaçırmak olduğunu, taşınmazların tamamının belirli bir bedel karşılığı devredilmiş görünse de müteveffanın oğlu ... ve gelininin bu devir karşılığı müteveffaya hiçbir ödeme yapmadıklarını ileri sürerek miras hakkı çiğnenen mirasçı müvekkillerinin resmi sözleşmenin muvazaa ve yolsuz tescil nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini ve miras payı oranında müvekkilleri adına tapuda tescilini aksi durumda ise dava konusu taşınmazların satış tarihlerindeki gerçek rayiç üzerinden hesaplanacak bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; dava konusu ...Köyü, 173 ada, 5 nolu parsel ( eski 73 parsel) evveliyatında davacılar ile davalı ...’nun babaları ...’ya ait olduğunu, ...'nun yaklaşık 40 yıl önce ekonomik acziyet içerisine düşmesi neticesinde taşınmazı satışa çıkardığını, davalı ...’nun altınlarına karşılık taşınmazın ...’ye verilmesine karar verildiğini, bunun üzerine de taşınmazın ...’ye devredildiğini, kök muris ...'in, ölmeden önce tapuyu devredeyim diyerek 40 yıl önce satıp parasını aldığı taşınmazı 2010 yılında tapuda davalı ...’ye devrettiğini, dava konusu taşınmazın satıcı ... tarafından bedeli alınarak davalı ...’ye satıldığını, bu satışın muvazaalı bir satış değil gerçek bir satış olduğunu, ...köyü, 107 ada, 103 nolu parsel yönünden ise davalı ...'nin kök muris ...’in en büyük çocuğu olduğunu, ve ...'nin çocukluğundan babası ölene kadar kök murisle beraber kaldığını, onun her işiyle ilgilendiğini, yaşlılığında bütün bakım ve gözetimini de yaptığını, halen yaşlı annesinin de davalı ... ile beraber yaşadığını, ...'nin çocukluğundan babasının ölümüne kadar ve halen dahi annesiyle beraber yaşadığını, kök murisin de buna karşılık davaya konu taşınmazın tapusunu davalı oğluna tüm bu emek ve mesaisine karşılık verdiğini, kök muris ...’in herhangi bir sağlık sigortası olmadığından sık sık hastalandığını, bu konudaki tüm harcamaları da davalı ...'nin karşıladığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nin bakım karşılığı, davalı ...'nin ise altınları karşılığı dava konusu taşınmazların devrinin yapıldığı, murisin mal kaçırma iradesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle belirlenen bedele, dava tarihinden itibaren yasal faiz yerine Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/280 · K: 2026/9431 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yerine, Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/16982 · K: 2026/8389 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenecek tazminata, kamulaştırma bedeline özgü olan Anayasa'nın 46. maddesindeki en yüksek faiz yerine yasal faiz uygulanır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2004/390 · K: 2004/2222 · T: 04.03.2004