İçeriğe geç

Yargı Kararları

Mirasbırakanın gerçekte bağış amacıyla yaptığı taşınmaz satışını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirdiğinin tanık beyanları ve hayatın olağan akışına aykırılıklarla ispatlanması halinde, bu işlem ve sonrasındaki devirler saklı pay sahibi mirasçılar yönünden hükümsüzdür.

Mirasbırakanın taşınmazını damadına, ardından gelinine ve sonrasında üçüncü bir kişiye devrettiği olayda, devralanların taşınmazda uzun süre kira ödemeden oturması ve bedel ödenmediğine ilişkin beyanların hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle satışların muris muvazaası niteliğinde olduğu ve kız çocuklarından mal kaçırma amacı taşıdığı kabul edilerek tapu kayıtlarının miras hisseleri oranında iptali ve davacılar adına tescili yönündeki karar onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2026/1870
Karar
2026/6530
Tarih
29.09.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/92 E., 2026/111 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/310 E., 2025/341 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların muris ...’ın kız çocukları olduğunu, murisin kayden maliki olduğu ... Mahallesi 26 23... parsel sayılı taşınmazı 28.08.1998 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile damadı ...'a devrettiğini, ...'ın da taşınmazı ... yevmiye numaralı işlem ile gelini olan davalı ...'e devrettiğini, ...'in de son olarak taşınmazın 1/5 hissesini davalı ...'e 12.09.2013 tarih ve ... yevmiye numarası ile devrettiğini, temliklerin bedelsiz, muvazaalı ve kız çocuklardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının miras hisseleri oranında iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.

Davalı ... vekili; muris muvazaasından söz edilebilmesi için bu devrin yapılma amacının mirasçılardan mal kaçırmak olması gerektiğini, taşınmazda gerçekleşen devirlerin hepsinde gerçek satış olduğunu ve maliklerin mal kaçırmak gibi bir niyeti bulunmadığını beyan ederek haksız davanın reddini savunmuştur.

Davalı .... vekili; davayı açan davacıların tamamının devri yapan kişinin mirasçısı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'dan aldığını, bedelini ödediğini, davalılardan ... ...'nin halen davacı ...'in eşi olduğunu, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dinlenen tanıklardan davacıların erkek kardeşi olan ve davaya konu taşınmazda payı bulunmayan ...'ın taşınmazda oturduğu ve kira ödemediğinin sabit olduğu, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı oladuğu, yine davacıların erkek kardeşi ve davalı ...'in eşi olan tanık ... taşınmazı alırken...den borç aldığını ve borca karşılık 40... yeri ...e verdiğini ve 12 yıl aynı binada oturup kira almayıp borcu ödemeyemediğini beyan ettiği, bu beyanların da hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; satış işleminin bedelsiz, muvazaalı ve kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 209.292,33 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 19.025,92 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... 'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.



Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama