İçeriğe geç

Yargı Kararları

Mirasbırakanın gerçek bir satış iradesi bulunmaksızın taşınmazlarını düşük bedelle devrederek mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yaptığı temlikler, bağış niteliğinde kabul edilir ve miras payları oranında iptal ile tescile hükmedilir.

Mirasbırakanın malvarlığının büyük bölümünü oluşturan taşınmazları gerçek değerinin çok altında bir bedelle oğluna devretmesi ve bu bedelin gösterilen amaçla (emeklilik ödemesi) uyumsuz olması durumunda, işlemin muris muvazaası yoluyla mirasçılardan mal kaçırma amaçlı bağış olduğu kabul edilerek tapu kaydının miras payları oranında iptal ve tesciline karar verilir.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2026/1215
Karar
2026/5969
Tarih
15.09.2026

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3092 E., 2025/3342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/263 E., 2025/383 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması hâlinde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; mirasbırakan ...ın 21.02.2020 tarihinde öldüğünü, ... köyü 1 26... , 1 12... , 1 26... , 1 27... , 1 03... ve 1 18... parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazları ile 1 47... parsel sayılı ahşap iki katlı ev niteliğindeki taşınmazını 20.10.2010 tarihinde davalı oğlu ...’a satış göstermek suretiyle devrettiğini, işlemlerin gerçekte bağış niteliğinde ve diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğunu, mirasbırakanın satışa ihtiyacının bulunmadığını ve gösterilen bedellerin gerçek değerlerin altında kaldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile müvekkilleri adına tesciline, bunun mümkün olmaması hâlinde saklı payları oranında tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; temliklerin gerçek satış iradesine dayandığını, mirasbırakanın emekliliği için Sosyal Güvenlik Kurumuna toplu ödeme yapması gerektiğini, müvekkilinin 2007 yılında traktörünü satarak bu amaçla toplam 18.840 TL ödediğini ve taşınmazların bu ödeme karşılığında devredildiğini, mirasçılardan mal kaçırma amacının bulunmadığını ve muvazaanın kanıtlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlik edilen yedi adet taşınmazın mirasbırakanın taşınmaz malvarlığının yaklaşık yüzde doksanını oluşturduğu, temlik dışı taşınmazların nitelik ve değerinin daha düşük kaldığı, dava konusu taşınmazların temlik tarihindeki gerçek değeri olan 114.873,07 TL ile emeklilik için ödendiği belirtilen 18.000 TL arasında önemli fark bulunduğu, tapudaki bedellerin de gerçek değerlerin altında olduğu ve haciz-ipotek kayıtları ile tanık beyanlarının davacı iddialarını desteklediği gerekçesiyle temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı bağış niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazlarda davacıların her biri adına 3/16 payın tesciline ve davalının kalan 7/16 payının korunmasına karar verilmiştir.


Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin maddi ve hukuki değerlendirmesinde dosya kapsamına ve uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


- K A R A R -


Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 54.902,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.



Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama