İçeriğe geç

Yargı Kararları

Mal rejiminin tasfiyesinde, bir eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla üçüncü kişiye yaptığı karşılıksız devir veya kazandırmalar, mal rejimi sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye eklenecek değer olarak dahil edilir.

TMK m. 229 uyarınca, davalı eşin aracı gerçekte kendisine ait olduğu hâlde üçüncü kişi (kardeşi) adına tescil ettirerek diğer eşin katılma alacağını azaltmaya yönelik bir devri söz konusu olduğunda, bu aracın eklenecek değer sayılarak edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiyesine dahil edilmesi ve edinme bedelinin kredi ile karşılanan kısmı da gözetilerek katılma alacağının hesaplanması gerekir.

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas
2025/5281
Karar
2026/7924
Tarih
10.09.2026

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 179
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 229
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 235

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/47 E., 2025/626 K.
İHBAR OLUNAN :...
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/1168 E., 2023/1334 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur.

2.TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.

3.Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.

4.Somut olayda, taraflar 08.07.2019 tarihinde evlenmiş, 16.09.2020 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 26.05.2022 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK md. 202/1). Tasfiye konusu 34... plakalı araç 14.07.2020 tarihinde davalı erkeğin kardeşi Adem adına edinildiği anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
5.Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca, Mahkemece, işbu araç yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, tarafların ilk 2016 yılında evlendikleri, 2018 yılında boşandıkları; ikinci kez de 2019 yılında evlenip 2020 yılında açılan boşanma davası ile boşandıkları; davacı kadının aracın davalı erkeğe ait olduğunu, ancak davalı erkeğin adına tescil ettirmediğini iddia ettiği; davalı erkeğin ise aracın kardeşine ait olduğunu, sadece çektiği tüketici kredisini araç alımında kullanması için kardeşine borç verdiğini savunduğu; dinlenen tanık beyanları, taraflar arasındaki WhatsApp mesajları, kredi evrakları, araç için yapılan kredi kartı harcamaları ve HGS-OGS geçiş ödemeleri ile tarafların ilk ve ikinci evlenme-boşanma dava tarihleri gözetildiğinde, aracın davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekir. O halde, Mahkemece, aracın eklenecek değer olduğu ve edinme bedelinin bir kısmının kredi kullanılarak karşılandığı gözetilerek tasfiyenin yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama