İçeriğe geç

Yargı Kararları

Kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yerine, Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, hükmedilen bedele dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yerine Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğinden karar bu yönden düzeltilerek onanmıştır.

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas
2025/16982
Karar
2026/8389
Tarih
06.05.2026

İlgili mevzuat

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11
  • Anayasa m. 46
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2902 Esas, 2025/1955 Karar
KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesi, ... Mahallesi 8 ada 15 parsel ve 54... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, ... İlçesi, ... Mahallesi 8 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 7.392,97 m²lik kısmı için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/560 Esas sayılı dosyası ile ve ... ilçesi, ... Mahallesi 54... parsel sayılı taşınmazın 3.120,75 m²lik kısmı için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/608 Esas sayılı dosyası ile
acele el koyma talebinde bulunulduğunu, acele koyma bedeli olarak 15 nolu parsel için 182.310,64 TL, 5 nolu parsel için ise 97.148,95 TL tespit edildiğini, davalı İdare tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/579 Esas sayılı dosyası ile her iki parsel için kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, taşınmazlara kamulaştırmasız el atma sebebiyle şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ve yargılama masrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Birleştirilen davada idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 54 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Taraflar vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, objektif unsurun değerlendirilmemesi nedeniyle taşınmazın değerine ulaşılamadığını, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, kamulaştırmasız el atma dosyasında bedel tespit ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerekmekteyken, bedel tespit ve tescil davası olan 2019/390 Esas Sayılı dosyanın usule aykırı olarak kamulaştırmasız el atma dosyası olan işbu dosyayla birleştirilerek her iki davada da karşı taraf lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda net gelir hesabı yapılırken benimsenen masrafların brüt gelirin 1/3 ünü geçemez kuralının uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın sulu tarım yapıldığı yönünde gerekçesi belirtilmeden bedelin yüksek hesaplandığını, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 8 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/389 Esas sayılı dosyada kamulaştırma bedel tespit davası açıldığından ve birleştirilen davada 54... parsel için bedele hükmedildiğinden asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında isabetsizlik olmadığı belirtilerek ve kapama meyve (armut) bahçesi niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu 54... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği meyve net geliri üzerinden değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanmakla dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, ilçe tarım verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın nitelikleri, dosyaya yansıyan özellikleri ve yüzölçümü dikkate alındığında taşınmazın gerçek değerine ulaşıldığından objektif değer artışı uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı olmayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat, birleştirilen dava ise idare ile tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davacı birleşen davada davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, davacı birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.


4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, davacı birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yar alan "davanın açılış tarihine göre 4. ayın bitimi olan 09/12/2019 tarihinden 23/02/2023 tarihine kadar yasal faiz" kısmının hükümden çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 18.07.2019 tarihinden, karar tarihi olan 23.02.2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı-birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı-birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama