Yargı Kararları
Kamulaştırmasız el atma davalarında, bölge adliye mahkemesi kararına ilişkin temyizde uygulanacak parasal kesinlik sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
6100 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 7550 sayılı Kanun'la değişen ikinci fıkrası uyarınca, 04.06.2025 sonrası verilen bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyizde uygulanacak kesinlik sınırı davanın açıldığı tarihteki miktara göre belirlenir ve bu sınırın altında kalan tazminat ve ecrimisil taleplerine ilişkin temyiz istemleri miktar yönünden reddedilir; ayrıca kamulaştırmasız el atma davalarında elbirliği halindeki paydaşlar 2942 sayılı Kanun'un 14/3. maddesinin kıyasen uygulanması sonucu miras payları oranında tek başlarına dava açabilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/831, K. 2026/10379, 04.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/831
- Karar
- 2026/10379
- Tarih
- 04.06.2026
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Ek Madde 1/2
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 355
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/5
- 6763 sayılı Kanun m. 43
- 7550 sayılı Kanun
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 14/3
- 221 sayılı Kanun
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1091 Esas, 2025/1689 Karar
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı uyarınca yapılan yargılamada; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrası 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’la “…341 inci, 362 inci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” şeklinde değiştirilmiş olup miktar itibarıyla uygulanacak kesinlik sınırı belirlenirken Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/9-356 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararı gözetilerek, temyiz incelemesine konu karar 04.06.2025 tarihinden sonra verildiğinden, davanın açıldığı tarihteki miktar dikkate alınması gerektiğinden, miktar veya değeri her paydaş için asıl ve birleştirilen dava tarihleri itibarıyla 41.530,00 TL'yi ve 47.530,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Asıl davada davacı ... lehine hükmedilen ecrimisil ile ... lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil bedelleri dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında kaldığından davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleştirilen davada tüm davacılar yönünden hükmedilen tazminat ve ecrimisil bedelleri dava tarihleri itibarıyla kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığından birleştirilen davanın davacıları yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin asıl davanın davacılarından ... payına ilişkin olarak hükmedilen kamulaştırmasız al atma tazminatı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacıların Ağrı ili, Tutak ilçesi, ... köyü 1 09... ve 23 parsel sayılı taşınmazların müşterek malikleri olduklarını, dava konusu taşınmazların ... Nehri'nin bahar aylarında sularının yükselmesi ve taşması sonucunda zarar gördüğünü, büyük bir kısmının kullanılamaz hâle gelerek dere yatağı hâline geldiğini, el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların müşterek malikleri olduklarını, dava konusu taşınmazların büyük bölümünün ... Nehri suları altında kalması nedeniyle davalı idare tarafından dere yatağı olarak kullanıldığını, bu suretle taşınmazın haksız işgali ile kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğini, kamulaştırma yapılmadığından el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların olduğu bölgenin .... Barajı memba kısmında olup baraj gölü bitiminden yaklaşık 60-70 km uzaklıkta olduğunu, barajın maksimum su seviyesinin 1.450 metre olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin ise 1510-1520 metre civarında olduğunu, dava konusu taşınmazın barajdan etkilenmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yapılacak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/65 Esas, 2018/136 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı taraftan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleştirilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2022/718 Esas, 2022/1349 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazlara elbirliği ile malik olan davacıların miras payı oranında dava açabileceği, istinafa gelenin sıfatı dikkate alınarak bu hususun eleştiri konusu yapıldığı, ecrimisil hususunda da inceleme yapılmadığı, münavebeye alınan nohutun maliyetinin düşük alınarak metrekare bedelinin yüksek belirlendiği, dava konusu taşınmazların el atılan alan dışında kalan kısımlarında değer kaybı olmayacağı hususlarından davalı idarenin başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2022/718 Esas, 2022/1349 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacıların miras payı oranında dava açma hakları olduğu gerekçesi ile elbirliği ile malik olan davacılar yönünden birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiş ise de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının "iştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır." şeklindeki hükmünün kamu düzenine ilişkin olduğu, söz konusu düzenlemenin kamulaştırmasız el atma davalarında da kıyasen uygulanacağı, davacıların miras payı oranında tek başlarına ayrı ayrı dava açma hakları olduğundan; elbirliği ile malik olan davacılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/738 Esas, 2023/1567 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/738 Esas, 2023/1567 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2023/5-1067 Esas, 2025/388 Karar sayılı Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmamış ise de 2942 sayılı Kanun’un 14/3. maddesinde öngörülen hükmün dava şartlarının bulunup bulunmadığı ile bağlantılı olup, kamu düzenine ilişkin bir hüküm niteliği taşıdığı gibi bu hükme aykırı şekilde verilen kararın kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil ettiği dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereğince kamu düzenine aykırı olan bu durumu resen göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekirken direnme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ayrıca birleştirilen dava ile birlikte, asıl davada davacı ...’un 1 09... parsel sayılı taşınmaza ilişkin talebi yönünden, yine asıl davada davacılar ... ve ...’un 1 09... parsel sayılı taşınmaza ilişkin talebi yönünden ve davacı ...'un ecrimisil talebi yönünden de işin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararı ile asıl ve birleştirlen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; görev, yetki ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, toplulaştırma çalışmalarının beklenmesi gerektiğini, 221 sayılı Kanun'un gözetilmesi gerektiğini, taşınmaza idarece fiilen el atılmadığını, davacıların davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve faiz hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı İdare Vekilinin Asıl Davada Davacı ... Lehine Hükmedilen Ecrimisil ille ... Lehine Hükmedilen Kamulaştırmasız El Atma Tazminatı ve Ecrimisil ile Birleştirilen Davada Tüm Davacılar Lehine Hükmedilen Tazminat ve Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
2. Davalı İdare Vekilinin Asıl Davada Davacı ... Lehine Hükmedilen Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle belirlenen bedele, dava tarihinden itibaren yasal faiz yerine Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2026/280 · K: 2026/9431 · T: 20.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yerine, Anayasa'nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2025/16982 · K: 2026/8389 · T: 06.05.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenecek tazminata, kamulaştırma bedeline özgü olan Anayasa'nın 46. maddesindeki en yüksek faiz yerine yasal faiz uygulanır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E: 2004/390 · K: 2004/2222 · T: 04.03.2004