Yargı Kararları
Haksız fiil niteliğindeki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davalarında, zararın tam olarak öğrenilmesi bilirkişi raporunun tebliğiyle gerçekleştiğinden zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlar ve eylem cezayı gerektiriyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Doktorun özen yükümlülüğüne aykırı tıbbi uygulaması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle açılan davada, eylemin aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olması ve ceza davasında mahkumiyet bulunması karşısında TBK m. 72/1 uyarınca ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, zararın tam olarak öğrenilmesinin bilirkişi raporunun tebliğiyle mümkün olduğu ve TBK m. 117 gereği haksız fiilde temerrüdün fiilin işlendiği tarihte gerçekleşmiş sayılacağından dava tarihinden itibaren faiz yürütüleceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/263, K. 2026/4068, 24.06.2026
- Mahkeme
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
- Esas
- 2026/263
- Karar
- 2026/4068
- Tarih
- 24.06.2026
İlgili mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72/1
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1
- 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 24/1
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/6964 E., 2025/716 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/321 E., 2024/411 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.....ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 18.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 21.01.2012 tarihinde davalı şirkete ait hastanede nöroşirurji uzmanı olarak görev yapan davalı ... tarafından muayene edildikten sonra 4-5 boşlukta sinir sıkışması olduğu söylenerek lazer tedavisi uygulandığını, ancak işlem sonrası gerçekleşen enfeksiyon nedeniyle başka bir hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını, yaşanan olaylar sonucu müvekkilinin ayağa kalkamaz ve yatalak hale geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.10.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 1.642.403,10 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 8.726,40 TL'ye artırdıklarını, 500,00 TL olan bakıcı gideri talebinden feragat ettiklerini beyan etmiş ve tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili hastanenin sterilizasyonla ilgili her tür tedbiri alıp uyguladığını, tüm tedavinin müvekkili ... ve ekibi tarafindan ve onun kontrol ve gözetimi altında gerçekleştiğini, müvekkillerinin üzerlerine düşen özen yükümlülüğüne uygun olarak ve hassasiyetle tüm ihtimalleri değerlendirdiğini, enfeksiyon komitesine hemen başvuru akabinde enfeksiyon olabilme ihtimali gözetilerek uyarıda bulunulduğunu ve bölümün kapatıldığını, hastalar ve bölüm cihaz ve sterilizatörlerden kültürler alındığını ve radyo frekans cihazı, ilgili teknik servise gönderilerek ayrıntılı rapor istendiğini, gelen kayıtlardan cihazla ilgili bir probleme rastlanılmadığını, kayıtlardan da görülebileceği gibi olasılıklar kapsamında tedbiren tüm sıkıntılı hastalara çiftli antibiyotik tedavisi başlandığını savunarak davanın reddini ve...Sigorta A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hukuk mahkemelerinin, ceza mahkemelerinin kusur tespitleri ile bağlı olmasa da ceza mahkemelerinde kesinleşen maddi vakıalar ile bağlı olduğu, her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde vekalet sözleşmesinden doğan alacakların zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu düzenlenmiş ise de davalı operatör doktorun eyleminin sonucunun haksız fiili de içerdiği ve söz konusu doktor hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verilmiş olduğu, TBK'nın 72/1 maddesi gereği tazminat davasının cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında davada zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalı tarafça, ıslah ile arttırılan tutar yönünden zamanaşımı definde bulunulmuşsa da, maddi kaybın tam olarak öğrenilmesinin ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğu ve zamanaşımının da zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren başlayacağı kuralı gereğince zamanaşımına yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutulduğunda talep edilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun miktarda olduğu ve alınan hesap raporu uyarınca davanın kabulüne karar verildiği belirtilerek; davanın kabulü ile 1.642.403,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.726,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.651.129,49 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hekimin radyo frekans işleminde kusurunun bulunduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, ceza yargılamasında davalı hekim aleyhine verilen hükmün istinaf incelemesinden geçtiği, soruşturma, kovuşturma ve mahkeme yargılama sürecinde alınan raporlar itibariyle yapılan işlem ile davacıda husule gelen maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğu, davanın belirsiz alacak davası olması, ceza zamanaşımı süresi, ceza yargılamasında verilen kararın kesinleşme tarihi ile bilirkişi raporları nazara alındığında, zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu, maddi ve manevi tazminat yönünden verilen kararların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiş; davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri; dava kısmi dava olup ıslah tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın 19.06.2013 tarihli raporla öğrenildiğini, kısmi davada faiz başlangıcının ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren başlayacağını, maluliyet raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan raporların Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacının uğradığı zararın tam olarak öğrenilmesi ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğundan ve zamanaşımı da zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren başlayacağından davalının zamanaşımına yönelik itirazının yerinde olmadığı, dava konusu olay aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğundan ve TBK'nın 117.maddesi gereği haksız fiilde fiilin işlendiği tarih itibariyle temerrüd gerçekleşmiş sayıldığından davacının dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren tüm alacaklara faiz işletilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.
İlgili Yargı Kararları
- Yargı KararlarıDevamını okuyun
Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinde hastaya gerçekten verilen tedavi hizmetinin faturalandırılması sırasında hekimin yurt dışında bulunup elektronik imza kullanması, hizmetin gerçeğe aykırı olduğu ve kurumun zarara uğradığı sonucunu doğurmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2025/5873 · K: 2026/3614 · T: 08.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Bozma ilamına uyularak verilen kararda, bozma kapsamı dışında kalan ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturan hususlar hakkında mahkemece yeniden inceleme yapılamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/3504 · K: 2026/3689 · T: 09.06.2026 - Yargı KararlarıDevamını okuyun
Tacir kiracının cezai şart bedelinin tarafların ekonomik yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğu belirlenirse, önce cezai şarttan indirim yapılıp belirlenen sonuç bedelden depozito mahsup edilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E: 2026/192 · K: 2026/3740 · T: 10.06.2026