İçeriğe geç

Yargı Kararları

Muris muvazaası nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazı münhasıran kullanan paydaş, diğer paydaşların payına düşen kullanım karşılığını ecrimisil olarak öder; ancak dava dilekçesinde talep edilmeyen bağımsız bölüm için ecrimisile hükmedilemez.

Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulü üzerine kötüniyetli zilyet sayılan davalının, taşınmazı münhasıran kullandığı dönem için diğer paydaşlara ecrimisil ödemesi gerektiği, ancak mahkemenin HMK m. 26 uyarınca taleple bağlı kalarak dava dilekçesinde belirtilmeyen bağımsız bölüm için ecrimisile hükmedemeyeceği kabul edilmiştir.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas
2015/6358
Karar
2017/6494
Tarih
16.11.2017

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m. 26
  • 1086 sayılı HUMK m. 428
  • 6100 sayılı HMK Geçici m. 3

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, paydaşlar arası ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, davalı ile ortak mirasbırakanlarının maliki olduğu 208 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 24/07/2007 tarihinde, kalan 1/2 payını da 12/02/2008 tarihinde davalı ...'ye muvazaalı olarak devrettiğini, bu nedenle açtıkları tapu iptal ve tescil davasının kabul edildiğini, davalının mirasbırakanın ölümünden itibaren kira gelirini tek başına tahsil ettiğini, tapu iptal tescil davasının kesinleşmesi ile birlikte kiracılara ve davalıya ihtarname gönderildiğini, 2013 yılının ağustos ayından bu yana kiracılar tarafından kira bedelinin yarısının taraflarına ödendiğini ileri sürerek 20.09.2009 tarihi ile 29.07.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 13000-TL ecrimisilin davalıdan tahakkuk ettiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişler, 20.06.2014 tarihinde taleplerini ıslah ederek toplam 14.845-TL ecrimisil isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, çekişmeli taşınmazı tapu kaydına dayanarak kullandığını, kira bedellerinin yarısının davacılara ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 13.335-TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2012 tarih 2009/369 Esas – 2012/315 Karar sayılı ilamı ile çekişmeli 208 ada 48 parsel parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın 07.06.3013 tarihinde derecettan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin taşınmazı haksız biçimde kullanan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedeldir.
Öte yandan, muris muvazaası hukusal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası kabul edildiğine göre muris muvazaasının tarafı olan davalının iyiniyetinden söz edilemeyeceği, bir başka değişle kötüniyetli zilyet olduğu gözetilerek ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmaz bahçeli kerpiç ev vasfında olup üzerinde 2 mesken ve 2 iş yeri olan 3 katlı bina bulunmaktadır. Davacılar dava dilekçesinde 2 mesken ve 1 iş yeri için ecrimisil isteğinde bulunmuşlar, keşif tarihinde yapılan gözlem ile de işyerlerinden birinin boş olduğu saptanmıştır.
Ne var ki, mahkemece 2 iş yeri ve 2 mesken için belirlenen ecrimisil bedeline hükmedilmiştir.
Hal böyle olunca; davacıların dava dilekçesindeki istemleri göz önüne alınarak 2 mesken ve 1 iş yerinin getireceği ecrimisil bedelinin hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar karar verilmesi gerekirken bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek ve HMK’nın 26. maddesi göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Bu kararın başlığı ve özeti, ekibimizin karara ilişkin kısa hukuki yorumudur; Yargıtay'ın resmi ifadesi değildir. Başlığın kullanılmasından doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmez. Kararın kök kaynağı: Adalet Bakanlığı.

Yargıtay Karar Arama